Ana Sayfa » Haberler » GENEL BAŞKANIMIZ ARSLAN, ITUC 5. DÜNYA KONGRESİNDE KONUŞTU 

GENEL BAŞKANIMIZ ARSLAN, ITUC 5. DÜNYA KONGRESİNDE KONUŞTU 

HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 19 Kasım 2022 tarihinde Avustralya’nın Melborne şehrinde yapılan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 5. Dünya Kongresinde konuştu.

122 ülkeden 211 Konfederasyonun katıldı kongrede söz alan Genel Başkanımızı Mahmut Arslan şunları kaydetti:

“Öncelikle, 13 Kasım tarihinde İstanbul İstiklal Caddesinde sivil halkı hedef alan, HAK-İŞ üyesi işçi kardeşimizin ve 9 yaşındaki kız çocuğunun vefat ettiği hain terör saldırısını buradan bir kez daha lanetlemek istiyorum.

Bu terör saldırısı nedeniyle, bize taziye mesajları gönderen başta ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow olmak üzere tüm sendikacı dostlarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz.

HAK-İŞ olarak, terör eylemini şiddetle kınıyor, kimden ve nereden gelirse gelsin terörün her türlüsünü lanetliyoruz.

Bugün dünyada birçok kriz yaşanmaktadır. Bunların başında tüm dünyayı etkisi altında alan COVID-19 küresel salgını gelmektedir.

COVID-19, birçok ülkede işyerlerinin kapanmasına, üretimin aksamasına, tedarik zincirinin kopmasına ve fiyatların artmasına neden olmuştur. Salgın, dünya genelinde işletmeler ve çalışanlar üzerinde derin etkilere yol açmıştır. Alınan tüm tedbir ve önlemlere rağmen dünyada gelir eşitsizliği, işsizlik, yoksulluk ve adaletsizlikler artmaya başlamıştır.

Pandemi sonrasında, sağlık sektöründeki çalışanlar başta olmak üzere birçok insanımız ve çalışanımız hayatını kaybetmiştir. Salgının hızlı yayılması ve hızla artan vaka sayıları nedeniyle ülkelerin sağlık sistemleri pandemi sürecinde ciddi bir sınav vermek durumunda kalmıştır. Dolayısıyla dünya genelinde ‘sağlık sistemlerinin ve politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve geleceğe yönelik tedbirlerin alınması’ gerekmektedir.

Bununla birlikte pandemi sonrasında tüm dünyada “iş sağlığı ve güvenliği” önlemlerinde ciddi sıkıntılar olduğuna da şahitlik ettik. Ama bir kez daha sendikal örgütlülüğün ne kadar önemli olduğunu anlamış olduk. Çünkü salgın sürecinde sendikalı işyerleri iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini yerinde ve zamanında uygulamış oldular. Bunun öneminin bir kez daha altını çizmek istiyorum.

HAK-İŞ olarak, salgınla mücadele sürecinde sosyal diyalog mekanizmalarını etkin kullanarak birçok uygulamada örnek bir model ortaya koyduk.

Salgınla mücadele süresince hükümetimizin ortaya koyduğu başarının bir kez daha altını çizmek istiyorum.

Biz de sosyal taraflar olarak, işyerlerinin kapanmadan üretim süreçlerini devam etmesini, işten çıkarmaların yasaklanmasını, çalışanların kısa çalışma ödeneğinden eşit şekilde yararlanmasını talep ettik. İşçi ve işveren kuruluşları olarak çalışma hayatına ilişkin ortak bildiriler yayınladık.

HAK-İŞ olarak, düzenli olarak İSG raporları yayınladık ve COVID-19 hastalığının iş kazası ve meslek hastalığı sayılması talebimizi her platformda dile getirdik.

İş Sağlığı ve Güvenliği Komitemiz ile aktif bir şekilde çalışarak eylem planları hazırladık. Konfederasyonumuz, Üye Sendikalarımız ve Örgütlü İşyerlerinde gerekli tüm önlemlerin alınmasına yönelik çalışmalarda bulunduk.

Küresel krizler tabi ki sadece COVID-19 ile sınırlı değildir. Bugün dünyadaki en önemli gündem maddelerinden birisini düzensiz göç konusu oluşturmaktadır. Günümüzde giderek bir insani krize dönüşen düzensiz göç, büyük oranda küresel kapitalist sistemdeki eşitsizliklerden kaynaklanmaktadır. Bu durumda yapılması gereken, göç konusunu küresel bir yönetim sistemiyle ele almaktır. Her şeyden önce insan hareketliliği ve bunun yarattığı değişimlerde yaşanan sorunların çözümü küresel bir işbirliği ve yönetimiyle mümkün olacaktır.

Dünyadaki küresel krizlere bir çözüm aranırken Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile birlikte Ukrayna’da bir insanlık dramı yaşanmıştır.

HAK-İŞ olarak, Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’ya yönelik haksız ve hukuksuz işgalini kınıyoruz ve Ukraynalı sendikacılarımızın yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyoruz.

HAK-İŞ olarak, Ukrayna’da yaşanan savaş nedeniyle mağdur olan Ukraynalılara yardım elimizi uzattık. Mültecilere ve işsiz kalan Ukraynalı işçi ve ailelerine ulaştırılmak üzere yardımlarda bulunduk.

Ayrıca, savaş nedeniyle gıda ve enerji sektörlerinde küresel bir kriz ile karşı karşıya kalındı. Bu süreçte dünyadaki tahıl sorununun aşılmasında Türkiye kritik bir rol üstlenmiştir. Türkiye’nin ara buluculuğuyla tahıl sevkiyatı krizi aşılmıştır.

Dünya coğrafyasında yaşanan bu krizler önümüzdeki süreçte de daha fazla etkisini hissettirecek gibi görünmektedir. Krizlerin etkilerinin aşılması için bir şeyler yapmamız gerekmektedir. Bunun için; daha fazla örgütlenmeye, daha fazla işbirliğine ve dayanışmaya ihtiyacımız olacak. Neoliberalizmin bize dayatmış olduğu küresel politikaların olumsuz etkilerine karşı küresel bir işbirliğini geliştirmeliyiz.

Bu sebeple, burada gerçekleştirilen ITUC’un 5. Kongresi hayati bir öneme sahiptir.

ITUC çatısı altında küresel krizlere karşı hep birlikte mücadele etmeli ve krizlerin üstesinden gelmeliyiz.

Filistin halkı ile ve Filistinli sendikacılarla dayanışmamızın sonuna kadar sürdüreceğiz Yaşasın Özgür Filistin Yaşasın Filistin halkı hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

This will close in 0 seconds