Ana Sayfa » Haberler » HAK-İŞ’TEN CENEVRE KIRIK SANDALYE MEYDANI’NDA SİYONİST İSRAİL’İ PROTESTO EYLEMİ

HAK-İŞ’TEN CENEVRE KIRIK SANDALYE MEYDANI’NDA SİYONİST İSRAİL’İ PROTESTO EYLEMİ

FİLİSTİN İÇİN ULUSLARARASI DAYANIŞMA

Konfederasyonumuz HAK-İŞ, Filistin’de yaşanılan katliam ve soykırımı durdurmak için Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) üye konfederasyonlar ile birlikte Cenevre’de bulunan Birleşmiş Milletler binası önündeki kırık sandalye meydanında uluslararası eylem düzenleyerek katliamlara dur dedi.

HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 3 Haziran 2026 tarihinde HAK-İŞ öncülüğünde sivillere yönelik silahlı şiddete karşı mücadeleyi simgeleyen kırık sandalye heykelinin bulunduğu meydanda bu yıl üçüncü gerçekleştirilen eylemde yaptığı konuşmasında Siyonist İsrail ve Katil Netanyahu’yu Cenevre Birleşmiş Milletler Binası önünde kınayarak, katliamlara dur dedi.

Eyleme, Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, HAK-İŞ Genel Sekreteri Eda Akbulut, Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, ITUC, ETUC, OATUU ve ATUC başta olmak üzere, uluslararası işçi, memur ve işveren konfederasyonları temsilcileri ile ILO delegeleri katıldı.

“Filistin Davası İnsanlığın Ortak Vicdan Meselesidir”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Filistin meselesinin Siyonist İsrail devletinin kurulmasıyla başlayan uzun bir işgal ve zulüm sürecinin sonucu olduğunu belirtti.

Arslan, Filistin halkının yaklaşık 80 yıldır sürgünlere, işgallere, katliamlara ve zorunlu göçlere maruz bırakıldığını ifade ederek, “Filistin’de yaşananlar sadece Filistin halkının değil, bütün insanlığın ortak vicdan meselesidir” dedi.

“7 Ekim Sonrasında Katliamlar Yeni Bir Boyut Kazandı”

Filistin’de yıllardır devam eden baskı ve saldırıların 7 Ekim sonrasında çok daha ağır bir boyuta ulaştığını belirten Arslan, Gazze’de camilerin, okulların, hastanelerin ve sivillerin yaşadığı yerleşim alanlarının hedef alındığını söyledi.

Arslan, insanlık adına ne varsa yok edilmeye çalışıldığını belirterek, Gazze’de yaşananların bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen büyük bir insanlık trajedisi olduğunu ifade etti.

“Sessiz Kalanlar Da Bu Suçun Ortağıdır”

Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların yaşanan katliamlar karşısında etkili adımlar atamadığını kaydeden Arslan, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirdi.

Arslan, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalanların da tarih önünde sorumluluk taşıdığını belirterek, uluslararası hukukun ve insan haklarının açık şekilde ihlal edildiğini söyledi.

“Dünyanın Meydanları Filistin İçin Ayağa Kalktı”

Genel Başkanımız Arslan, hükümetlerin ve uluslararası kuruluşların yetersiz kaldığı noktada dünyanın dört bir yanında insanların Filistin halkıyla dayanışma için meydanlara çıktığını belirtti.

Arslan, “Yeryüzünün bütün meydanlarını Filistin meydanına dönüştüren dünya halklarına gönülden teşekkür ediyoruz” diyerek, Filistin davasını kendi davası olarak gören tüm sendikalara, insan hakları savunucularına ve dayanışma hareketlerine teşekkür etti.

“SUMUD İnsanlık Vicdanını Harekete Geçirdi”

Gazze ablukasını kırmak ve insani yardımları Filistin halkına ulaştırmak amacıyla gerçekleştirilen SUMUD misyonlarına da değinen Arslan, dünyanın dört bir yanından gelen aktivistlerin insanlık adına önemli bir mücadele ortaya koyduğunu söyledi.

SUMUD misyonunun insanlık vicdanını yeniden ayağa kaldıran önemli bir dayanışma hareketi haline geldiğini ifade eden Arslan, bu girişimlerin Filistin halkına yalnız olmadıklarını gösterdiğini belirtti.

“54 Gemi ve 475 Aktivistle Gazze’ye Doğru Yola Çıkıldı”

Arslan, son SUMUD misyonuna 50’den fazla ülkeden 475 aktivistin ve 54 geminin katıldığını belirterek, aktivistlerin Gazze’deki kardeşleriyle buluşmak, insani yardımları ulaştırmak ve Gazze üzerindeki ablukanın kaldırılması çağrısını dünyaya duyurmak amacıyla yola çıktığını söyledi.

Gemilerde yalnızca insani yardım malzemelerinin bulunduğunu belirten Arslan, aktivistlerin hiçbir silah taşımadığını, tek amaçlarının Gazze halkıyla dayanışma göstermek olduğunu ifade etti. Dünyanın dört bir yanından gelen yüzlerce gönüllünün her türlü riski göze alarak bu onurlu yolculuğa çıktığını vurgulayan Arslan, SUMUD misyonunun insanlık vicdanının sesi haline geldiğini söyledi.

“Uluslararası Sularda Hukuk ve İnsanlık Çiğnendi”

Genel Başkanımız Arslan, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan SUMUD filosunun henüz Filistin karasularına ulaşmadan uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından durdurulduğunu belirtti.

Filoda yer alan aktivistlerin tek amacının Gazze halkına insani yardım ulaştırmak, ablukanın kaldırılması çağrısını dünyaya duyurmak ve Filistin halkıyla dayanışma göstermek olduğunu ifade eden Arslan, gemilerde herhangi bir silah veya saldırı amacı taşıyan ekipmanın bulunmadığını vurguladı.

Arslan, buna rağmen aktivistlerin uluslararası hukuka aykırı şekilde alıkonulduğunu belirterek yaşananları “Uluslararası sularda gerçekleştirilen bir haydutluk örneği” olarak nitelendirdi.

Aktivistlerin zorla askeri gemilere çıkarıldığını ifade eden Arslan, süreç boyunca birçok gönüllünün hakaret, tehdit ve psikolojik baskıya maruz kaldığını söyledi. Aktivistlerin insan onuruyla bağdaşmayan uygulamalarla karşı karşıya bırakıldığını belirten Arslan, uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleştirilen bu müdahalenin insan hakları ve uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Arslan, Gazze’ye yalnızca insani yardım ulaştırmak isteyen gönüllülerin şiddetle, baskıyla ve yıldırma politikalarıyla engellenmeye çalışıldığını belirterek, buna rağmen aktivistlerin dayanışma iradelerinden vazgeçmediğini ifade etti.

SUMUD misyonuna katılan aktivistlerin büyük bir cesaret ve kararlılık ortaya koyduğunu vurgulayan Arslan, farklı ülkelerden gelen yüzlerce gönüllünün Filistin halkının sesi olmak için hayatlarını riske attığını, karşılaştıkları tüm baskılara rağmen insanlık onurunu savunmaya devam ettiklerini söyledi.

“Türkiye Aktivistlerin Yanında Oldu”

Konuşmasında Türkiye’nin diplomatik girişimlerine de değinen Arslan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın girişimleri ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yoğun çabaları sonucunda alıkonulan aktivistlerin serbest bırakılarak ülkelerine dönüşlerinin sağlandığını ifade etti.

Arslan, süreç boyunca aktivistlerin yalnız bırakılmadığını belirterek, SUMUD misyonunda yer alan gönüllülerin yaşadığı mağduriyetlerin dünya kamuoyu tarafından görülmesi gerektiğini söyledi. Filistin halkıyla dayanışma mücadelesinin tüm engellemelere rağmen devam edeceğini vurgulayan Arslan, süreçte emeği geçen tüm kurum ve yetkililere teşekkür etti.

“Gazze’deki Kardeşlerimiz Asla Mahzun Olmasın”

Filistin halkına seslenen Genel Başkanımız Arslan, Gazze halkının yalnız olmadığını vurgulayarak, “Gazze’deki kardeşlerimiz asla mahzun olmasın. 80 yıldır direndiniz, direnmeye devam edin. Arkanızda insanlık vicdanına sahip milyarlarca insan var” dedi.

HAK-İŞ olarak Filistin halkının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Arslan, dünyanın dört bir yanında Filistin için mücadele eden herkese teşekkür etti.

“SUMUD’lar Devam Edecek”

Filistin halkıyla dayanışmanın süreceğini ifade eden Arslan, yeni SUMUD misyonlarının hazırlıklarının devam ettiğini belirterek, Gazze’deki ablukanın kaldırılması ve insani yardımların ulaştırılması için uluslararası dayanışmanın büyüyerek devam edeceğini söyledi.

“Mücadelemizi Daha Da Büyüteceğiz”

Konuşmasının sonunda Filistin başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insan hakları ihlallerine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Arslan, insan onurunu, adaleti ve uluslararası hukuku savunmaya devam edeceklerini ifade etti.

Arslan, “Gelecek yıllarda da daha güçlü ve daha etkili bir şekilde insanlık vicdanını savunmaya, zulme ve haksızlıklara karşı mücadelemizi yükselterek sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Eylem, Filistin halkıyla dayanışma mesajlarının verilmesi ve uluslararası sendikal hareketin ortak tutumunun ortaya konulmasının ardından sona erdi.