Ana Sayfa » Haberler » ARSLAN, ‘ÇALIŞMA YAŞAMINDA TEMEL İLKELER VE HAKLAR KONUSUNDA EV İŞÇİLERİNİN BİLİNÇLENDİRİLMESİ’ PROJEMİZİN AÇILIŞ TOPLANTISINA KATILDI

ARSLAN, ‘ÇALIŞMA YAŞAMINDA TEMEL İLKELER VE HAKLAR KONUSUNDA EV İŞÇİLERİNİN BİLİNÇLENDİRİLMESİ’ PROJEMİZİN AÇILIŞ TOPLANTISINA KATILDI

 50 BİN EV İŞÇİSİ SENDİKAMIZ ÇATISI ALTINDA ÖRGÜTLENDİ

HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 17 Nisan 2025 tarihinde, ‘Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar Konusunda Ev İşçilerinin Bilinçlendirilmesi’ açılış toplantısına katıldı.

Proje açılış toplantımıza Arslan’ın yanı sıra; Genel Başkan Vekilimiz Halil Özdemir, Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Keskin, ILO Türkiye Direktörü Yasser Ahmed Hassan (çevrim içi), Kıdemli Proje Koordinatörü Emre Dönmez, Genel Başkan Danışmanlarımız, Şube Başkanlarımız ve Yardımcıları, Genel Merkez Kadın Komite Başkanımız Hatice Ayhan, Ev İşçileri Platformumuzun illerde bulunan koordinatörleri ve Proje ekibimiz katıldı.

Proje açılışında konuşan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ/HİZMET-İŞ’in öncülüğünde 50 bin ev işçisinin örgütlenmesini sağlandığımızı belirterek, bu tarihi başarının ulusal ve uluslararası platformlarda örnek gösterileceğini vurguladı.

“ILO Konferanslarında HAK-İŞ/HİZMET-İŞ’i Temsil Ediyoruz”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Türkiye olarak, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile ilgili uzun süredir yakın ilişkilerimizin olduğunu belirterek, “Ancak sendikalarımızın ILO ile ilişkilerinin başlaması yeni bir durum. Birleşmiş Milletler’in en eski kuruluşu olan ILO, 1919 yılında kurulmuştur. İlk kez üçlü tarafları temsil eden bir yapı olarak kurulan ILO, üç ayaklı bir yapıdan oluşur; bir ayağında hükümetler, bir ayağında işçiler, bir ayağında da işverenler yer alır. ILO aslında bütün dünyanın hâlâ umutla baktığı, beklenti içerisinde olduğu kuruluşların en başında gelmektedir. Bu nedenle her yıl ILO konferansları ciddi bir uluslararası buluşma niteliğinde gerçekleşmektedir. Biz her yıl Uluslararası Çalışma Örgütü’nün konferansında HAK-İŞ’i temsilen bulunuyoruz. Bu nedenle ILO’nun sözleşmeleri bir kesimin dayatması veya talebi üzerine değil, üç kesimin ortak uzlaşısı ile, asgari düzeyde taleplerini karşılayacak şekilde ve uzun süreli çalışmalar sonucunda ortaya çıkmaktadır” dedi.

“C190 Sayılı Sözleşme, Çalışanların İş Yerlerinde Yaşadığı Taciz Ve Şiddetin Önlenmesini Amaçlamaktadır”

Türkiye’nin 55 adet ILO sözleşmesini imzalamış olmasının oldukça önemli ve Türkiye’yi bu alanda öne çıkaran bir gelişme olduğunu ifade eden Arslan, “Ancak hala onaylamamız gereken sözleşmeler bulunmaktadır. Bunlardan biri olan C190 sayılı “İş Yerinde Şiddet ve Tacizle Mücadele Sözleşmesi”, 2019 yılında, ILO’nun 100. yılında kabul edilmiştir. Biz bu sözleşmenin, diğer sözleşmeler kadar hatta daha da kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bu sözleşme, bizzat çalışanların iş yerlerinde yaşadığı taciz ve şiddetin önlenmesini amaçlamaktadır. Bu konu hepimizin hayatını doğrudan etkileyen, hayatımızı kolaylaştıracak bir düzenlemedir. ILO C190 sayılı sözleşmesi henüz Türkiye tarafından onaylanmamış olsa da, biz HAK-İŞ olarak bu süreci kendi inisiyatifimizle yürütmeye başladık. C190’ın hükümlerini toplu iş sözleşmelerimize entegre ettik” diye konuştu.

“İş Yerlerimizde Şiddet Ve Tacize Sıfır Tolerans İlkesiyle Hareket Ediyoruz”

Arslan, ILO’nun C190 sayılı sözleşmesinin özellikle kadın çalışanların iş yerlerinde yaşadığı şiddet ve tacizin görünürlüğünü artırmayı hedeflediğini belirterek, “Ne yazık ki kadınlar çoğu zaman bu yaşadıklarını paylaşamamakta, paylaştıklarında da karşılaşacakları sonuçlardan çekinmektedirler. Bu nedenle bu durum ciddi sosyal ve psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Biz, kadın ve erkek tüm çalışanlar adına, C190 hükümlerinin uygulanması için mücadele ediyoruz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız HİZMET-İŞ’te bu konuda önemli adımlar attık “Şiddete Sıfır Tolerans” belgesini hem HAK-İŞ hem de HİZMET-İŞ olarak imzaladık ve bu konuda taahhütte bulunduk. İş yerlerimizde şiddet ve tacize sıfır tolerans ilkesiyle hareket ediyoruz” dedi.

ILO’nun 189 sayılı “Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş Sözleşmesi”nin Türkiye tarafından onaylanmasını desteklediğini dile getiren Arslan, “Bu sözleşmenin onaylanması, yürüttüğümüz örgütlenme sürecini ve başarı hikayemizi önemli ölçüde hızlandıracaktır. Bundan sonraki kamuya açık toplantılarımızda bu çağrıyı yineleyeceğiz” şeklinde konuştu.

Arslan, Sendikamız HİZMET-İŞ’in de ilk kez bir ILO projesinde yer almasının çok kıymetli olduğunu ifade ederek, “Bu bizim için bir başlangıçtır. Daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Bu sayede birçok projeye dâhil olduk ve tecrübe kazandık. ILO’yla iş birliği, uluslararası düzeyde de bizi daha görünür kılıyor. ILO’nun temel yaklaşımı olan işçi, işveren ve hükümet arasında uzlaşı sağlama çabası, bizim de arzu ettiğimiz bir ilkedir” dedi.

“Ev İşçileri, Türkiye’de Uzun Süre İhmal Edilmiş Bir Kesimdir”

“Ev işçileri, Türkiye’de uzun süre ihmal edilmiş bir kesimdir” diyen Genel Başkanımız Mahmut Arslan, “HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ olarak biz bu sorunu gündeme taşıdık, mağdurlarını örgütledik ve uluslararası düzeyde bir başarıya imza attık. 50 bin ev işçisini örgütlemiş olmak, kolay elde edilen bir başarı değildir. Bu, klasik bir sendikal örgütlenme değil, daha kapsamlı ve zor bir süreçtir. İlk etapta ev işçilerini ikna etmek gerekiyordu. Onların endişeleri vardı. Ancak sabırla, ısrarla bu süreçte ilerledik ve başarıya ulaştık. Bu yıl HAK-İŞ’in 50. kuruluş yıl dönümünü kutlayacağız. 22 Ekim’de gerçekleştirilecek etkinliklerde ev işçileri örgütlenmesini özel bir başarı olarak paylaşacağız” dedi.

“Projemizin Çıktılarını Uluslararası Platformlarda Sunacağız”

‘Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar Konusunda Ev İşçilerinin Bilinçlendirilmesi’ projemizin çıktılarını hem Türkiye’de hem uluslararası platformlarda sunacağımızı dile getiren Arslan, “Proje sonunda eğitim alan 400 arkadaşımızın gelecekte binlerce kişiye eğitim verecek potansiyele ulaşması hedefleniyor. Eğiticilerin eğitmeni olacak kadın liderlerin yetişmesi, bu projenin en büyük çıktılarından biri olacak” şeklinde konuştu.

“HİZMET-İŞ Olarak Hep İlkleri Başardık”

“HİZMET-İŞ olarak Türk çalışma hayatında bir ilki daha gerçekleştirerek konut kapıcılarının örgütlenmesini sağladık” diyen Arslan, “Tarihimizde ilk kez 1986 yılında kapıcı grevini Türkiye’de gerçekleştirdik. Dolayısıyla kapıcılar da bizim mücadelemizin sonunda İş Kanunu kapsamına alındı. Onlara kıdem tazminatları dâhil haklarını verilerek, önemli bir sorumluluğu yine sendikamız gerçekleştirmiş oldu” dedi.

“50 Bin Ev İşçisini Sendikamız Çatısı Altında Buluşturduk”

“Ev işçileri örgütlenmemizde artık yeni bir aşamadayız” diyen Arslan, “50 bin ev işçisini sendikamız çatısı altında buluşturmak büyük bir sorumluluk getiriyor. Bu başarıyı yasa çalışmalarına dönüştürmek, Bakanlık nezdinde altyapıyı oluşturmak, siyaseti etkilemek gibi yeni görevlerimiz var. Bu mücadele, kayıt dışı çalışmayı kayıt altına alma mücadelesidir. Devletimizin temel görevlerinden biri olan bu alanda, biz sendika olarak sorumluluk üstleniyoruz. Türkiye’nin gücü, HAK-İŞ’in gücü işte burada ortaya çıkıyor. 2025 sonuna kadar bu rakamların iki katına çıkacağına inanıyorum. Çünkü henüz yolun başındayız. Türkiye’de bu alanda yaklaşık bir buçuk milyon kişi var. Sayımızı artırdıkça etkimiz de artacaktır” diye konuştu.

“Taşeron İşçileri Sendikal Alana Dahil Ettik”

2014 yılında taşeron işçiler için başlattığımız kampanyayı hatırlatan Arslan, “Ankara’da 81 ilden 6 bin arkadaşımızla büyük bir organizasyon yaptık. O zaman iki sloganımız vardı; “Sendika seni korur” ve “Hakkın bize emanet” Bu mottomuzla Türkiye’yi kuşattık. O kampanyayla taşeron işçileri sendikal alana dâhil ettik. Şimdi aynı mücadeleyi ev işçileri için veriyoruz. Her işi yapan ama hiçbir zaman iş tanımı yapılmayan, hor görülen bu insanların onurlu bir iş yaşamına kavuşması için çalışıyoruz. Rabbim bu mücadelemizi muvaffak eylesin” şeklinde konuştu.

ILO Türkiye Direktörü Yasser Ahmed Hassan: “Projenin HAK-İŞ/HİZMET-İŞ İle Olması Çok Önemli”

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Direktörü Yasser Ahmed Hassan, açılış toplantımıza çevrim içi bağlantı ile katılarak projemize yönelik değerlendirmelerde bulundu. Hassan, Avrupa Birliği ve ILO tarafından desteklenen bu projenin, gerek kapsamı gerekse hedef kitlesi bakımından son derece önemli bir çalışma olduğunu belirterek, HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanımız Mahmut Arslan’a teşekkür etti.

ILO açısından bu projenin, insana yakışır işlerin hayata geçirilmesi bağlamında emek hareketinin önemli aktörlerinden biri olan HAK-İŞ ile iş birliği içinde yürütülmesinin değerli bir fırsat sunduğunu vurgulayan Hassan, HİZMET-İŞ Sendikası’nın ev hizmetlerinde çalışan işçilerin güçlendirilmesine yönelik attığı somut adımların altını çizdi. Ev işçiliğinin, çoğu zaman görünmez kılınan ve gerekli değerin verilmediği bir alan olduğunu belirten Hassan, HİZMET-İŞ’in bu yapısal sorunu değiştirmeye dönük gerçekleştirdiği eğitim, savunuculuk ve temsiliyet faaliyetlerini takdirle karşıladığını söyledi.

Türkiye’nin, ILO sözleşmeleri konusundaki kararlılığına da dikkat çeken Yasser Ahmed Hassan, ülkemizin bugüne kadar 55 ILO sözleşmesini imzaladığını, bunlar arasında 10 temel sözleşmenin de yer aldığını belirterek, bu durumun, Türkiye’nin çalışma hayatına ilişkin uluslararası normlara bağlılığının güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda ise Hassan, 189 sayılı “Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş Sözleşmesi”nin Türkiye tarafından da imzalanmasını umut ettiklerini, güvenlik ve bakım hizmetlerine erişim konusunda gerekli önlemlerin alınması ve çalışmaların hızlandırılması gerektiğini dile getirdi.

Genel Merkez Kadın Komite Başkanımız Hatice Ayhan: “Ev İşçisinin Sesi Olmak Üzere Genel Başkanımızın Liderliğinde Yola Çıktık”

Genel Merkez Kadın Komitesi Başkanımız Hatice Ayhan, yaptığı konuşmada HİZMET-İŞ Sendikası olarak iki yıl boyunca sahada yürütülen değerli bir çalışmanın parçası olduklarını belirterek, “Bu süreçte sendikal örgütlenmeye yönelik yeni stratejiler geliştirdik. HİZMET-İŞ Sendikası olarak, ülkemizde kayıt dışı çalışan bir buçuk milyonu aşkın ev işçisinin sesi olmak üzere Genel Başkanımızın liderliğinde yola çıktık. Bütün teşkilatımızla birlikte ev hizmetlerinde çalışan işçileri bilinçlendirmek, kayıt dışı istihdamla mücadele etmek, ülke ekonomisine katkı sunmak ve sendikal duruşumuza yakışır şekilde ev işçilerinin haklarını korumak için kapsamlı bir yol haritası oluşturduk. Bu çerçevede teşkilat eğitimlerini başarıyla tamamladık. Saha çalışmalarımızın sonucunda 50 bin ev işçisini örgütlemeyi başardık. Bu başarı, sendikamızın örgütlenme kapasitesinin ve kadın emeğine verdiği değerin en somut göstergesidir” diye konuştu.

Proje Uzmanımız Dr. Sefa Karagöz, Katılımcıları Bilgilendirdi

Proje Uzmanımız Dr. Sefa Karagöz, toplantıda yaptığı sunumda katılımcılara proje hakkında detaylı bilgiler verdi. Proje kapsamında Ankara, Konya, İstanbul, Bursa, Manisa, Hatay ve Kastamonu illerinde çeşitli eğitim programlarının düzenleneceğini ifade eden Karagöz, söz konusu eğitimlerden toplamda 400 ev işçisinin yararlanacağını belirtti. Karagöz, ev işçilerinin hem kadın hem de erkek bireylerden oluştuğunu ancak sendikamız bünyesinde kayıtlı ev işçisi üyelerimizin %90’dan fazlasının kadınlardan oluştuğunu vurgulayarak, kadın emeğinin bu alandaki ağırlığına dikkat çekti.

Proje tanımı toplantımız birlikte hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.