Bize yazın
Kardeş Ülke Pakistan’da; Yetimlerimiz İle Beraberiz…
İHH (İnsani Yardım Vakfı)’nın Kurban organizasyonu kapsamında Pakistan’da gerçekleştirilen etkinliklere katılarak, bir dizi temaslarda bulundum.
  
  

İHH - İnsanî Yardım Vakfı’nın 2017 yılı kurban organizasyonu kapsamında, 15 kişilik ekibimizle, Türk Hava Yollarının tarifeli uçağıyla 30.08.2017 tarihinde gece yarısında İslamabad Havaalanına indik.


Perşembe günü, İslamabad'ın en büyük camii ve mimari Projesi Ankara Belediyesinin eski Başkanlarından Mimar Vedat DALOKAY tarafından çizilmiş olan Kral Faysal Camiini gezdik. Pakistan'ın devlet başkanlarından merhum şehit Ziya Ülhak’ın kabrini ziyaret ettik.


Şehre hakim tepede bulunan parka çıktık. Parkta, bizdeki kedilerin yerini eğlenceli ve bir o kadarda saldırgan maymunların aldığını gördük.


İHH'nın Pakistan’daki partner kuruluşu Khubaib (Hubeyb) Vakfının, Ravalpindi de birlikte kurmuş oldukları, MSAL KIZ YETİMHANESİ’ni perşembe günü akşam saatlerinde ziyaret ettik. Burada kalan ve değişik okullarda öğrenim gören 28 kız öğrenci ile tanıştık. Akşam yemeğine katıldık.


Vakıf yetkilileri tarafından, yetim kızlarımızın eğitimlerinin büyük bir özenle takip edildiğini gördük. Öyle ki; içlerinde Tıp doktoru, Elektrik Elektronik Mühendisi dahil bir çok dalda eğitimini tamamlayıp yüksek lisans ve doktora çalışması yapanlar var. Bu tablo, bizi son derece duygulandırdı ve mutlu etti.


Cuma günü, Pakistan'ın en büyük vilayetlerinden birisi ve geçmişte Babür İmparatorluğunun Başkenti Lahor'a gitmek üzere sabah altıda yollara düştük. Uçsuz bucaksız bereketli toprakları ve nehirleri geçtik aynı anda dört ayrı mahsulün yetiştiğini gördük yeni ekilmiş, henüz başak vermemiş, başağa durmuş ve hasadı yapılan pirinç tarlaları bizim hiç alışık olmadığımız bir durum görülmeye değerdi.


Cuma namazından önce, Lahorda bulunan tarihi Padişah Camiini ve Pakistan'ın milli şairi merhum Muhammed İKBAL'in kabrini ziyaret ediyor, dua ediyoruz.


Cuma namazından sonra, Pakistan’a özgü Rikşalara (motosikletli binek araçlar) binip kısa bir şehir turu yapıyoruz.


SARGODHA KIZ YETİMHANESİ’ni ziyaret etmek üzere LAHOR'dan yola çıkıyoruz. Akşam saatlerinde otobandan ayrılıyoruz. Türkiye dostu belediye başkanı tarafından gönderilen eskort eşliğinde şehre giriyoruz. Yetimhanenin kapısında bizi bir kız çocuklarının sürprizi bekliyor.


Yetimhane yönetimi ve her biri gül gibi papatya gibi güzel minik kızlarımız bizi ellerinde çiçeklerle karşılıyorlar. bize çiçeklerini takdim ediyorlar. Yetimhanede kalan kızlarımızın selamlamaları ve sevgi gösterileri ile karşılaşıyoruz.


Salonda duygu seli oluşuyor. Göz yaşlarımıza hakim olamıyor ve hep beraber ağlıyoruz.


Yetimhanenin kurucularını ve psikiyatrist olan müdürü hanımefendiyi dinliyoruz. İHH Yetim organizasyonu sorumlusu arkadaşımızın ricası üzerine selamlama konuşması yapıyoruz. Duygularımızı ifade ediyor, Türkiye’den kardeşlerimizin selamlarını iletiyoruz.


Kızlarımızın günlerce hazırlandıkları gösterilerini izliyoruz. Oldukça duygulu anlar yaşıyoruz. Oyunlarını sergilerken yetim olmanın verdiği hüznü yüreğimizin derinliklerinde hissediyoruz, hep birlikte akşam yemeğine geçiyoruz. Yemekten sonra tesisi geziyoruz. Harika bir okul olmuş. 2009 yılından itibaren yetimlere hizmet veriyor. Toplam 168 kızımız barınıyor ve eğitim alıyor. Çocuklara üç aşamalı akademik, fiziksel ve manevi eğitim veriliyor. Çocukların ruhen ve bedenen güçlü olmaları için her şey yapılıyor.


Kızlarımızın sergilerini geziyoruz, özenerek bezenerek diktikleri elbiseleri satın alıyoruz, aldığımız elbiseleri Türkiye’ye getiremezdik.


Okul müdiresinden kızlarımıza bayram hediyesi olarak takdim etmesini istiyoruz. Program sonrası, kızlarımız mahzun bakışları arasında el sallıyorlar, buradan hüzünle ayrılıyoruz. Ayrılsakta yüreğimizin bir parçası, ümmetin emaneti, Pakistan’ın ve ÜMMETİN geleceği küçük ve sevimli kızlarımızda kalıyor. Yol boyunca değerlendirme yapıyoruz. Gece saat üçe doğru otele dönüyoruz.


Pakistan’da Kurban Bayramının ilk günü. Bugün Cumartesi. Bayram Namazını kılmak üzere Faysal Camindeyiz. Namazdan sonra, Pakistanlı kardeşlerimiz ile bayramlaşıyoruz. AZAD KEŞMİR de bulunan RARA YETİMHANESİNE gitmek, kurbanları kesmek ve etkinliklere katılmak üzere yollara düşüyoruz.


Harika bir ülke, yolları iyi olmasa da insanları içten ve samimi, doğası mükemmel. Karşılaştığımız büyük yada küçük herkes bizi tebessümle, esselamüaleyküm iyd mübarek (bayramın mübarek olsun) diyerek karşılıyor. Ormanların içinden ve dağların zirvelerinden ağır ağır yol alıyoruz. Muhteşem bir nehir bizi karşılıyor. Azad Keşmir sınırına geliyoruz. Polislerle bayramlaşıyoruz, küçük bir mola, fotoğraf çekiyoruz. Tekrar nehir boyu yola devam ediyoruz. Gözümüz nehrin coşkusunda; yeni yağmur yağmış, âdeta kıpkırmızı akıyor. Nilum ve Cilum nehirleri birleşmiş, müthiş bir debi, bölgenin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere baraj yapılmış mı? değerlendirilebiliyor mu? diye düşünmeden edemiyoruz.


ÂZAD KEŞMİRDEYİZ... RARA YETİMHANESİNDEYİZ...

Khubaib Vakfı ve okul yöneticileri, yetim çocuklarımız ile birlikte bizi karşılıyorlar. Kucaklaşıp bayramlaşıyoruz. İyd bayramlar diyorlar bizde mukabele ediyoruz, kardeşlerimizle beraberiz, yüzler gülüyor.


Hazırlıklar tamam, tekbirler eşliğinde kurbanların kesimine başlıyoruz. Kurbanlar kesildikçe duygusallaşıyoruz. Allah için kurban olmak kurban edilmek çok güzel, lakin can vermek çok zor! Kurbanların çırpınışları karşısında ağlamamak mümkün değil. Allahım sen affedicisin, affı seversin, bizi affet, bizi bağışla, bize merhametinle muamele et, ruhumuzu iman ile teslim etmeyi nasip et.


Kesimler sırasında kurban sahiplerine iletilmek üzere video kayıtları alıyoruz. Okul yetkilileri, okul ile ilgili ayrıntılı bir brifing veriyorlar. Büyük bir yetimhane,  oldukça güzel planlanmış. Toplam 435 civarında çocuk kalıyor ve eğitim alıyor.


Eğitimleri dikkat çekici. Çocuklara akademik eğitim yanında fiziksel ve manevi eğitimler veriliyor. Çocukların fiziksel olarak güçlü olması ve özgüvenlerinin yüksek olması için spor yaptırılıyor. Ulusal düzeyde başarılı taekwondo sporcuları var...


Öğle yemeğinden sonra, çocukların taekwondo gösterilerini izliyoruz, hepsi harika. Sonra; çocuklarla önce futbol maçı, sonra basketbol maçı yapıyoruz. Ufaklıklar futbol oynamayı bilmiyorlar. Bizim takım bizim kaleye karşı takım kendi kalesine toplu hücum yapıyor. Gençlerden oluşan basket takımı gayet organize. Bizim takımda fena değil, taş gibi desem nazar olur.


Trabzon’dan Muammer bey miniklerden geleceğin takımını kuruyor, bize her yer TRABZON diyor. Onlarda slogan atıyor, minik takımdan seneye önemli başarılar bekliyoruz oyun oynarken çılgınlar gibi koşuyoruz, terliyoruz, çok yorulduk çok.


Kurbanlar parçalanıyor, bölgeden kurban eti almak üzere gelen kardeşlerimize kurban etleri dağıtılıyor ve ayrılık vakti.


Çocuklarımızla tekrar kucaklaşıyoruz, mutlulukları gözlerinden okunuyor. Bizde öyle, çocuklar gibiyiz, el sallıyoruz hep beraber, tekrarı kısmet olur mu? bilinmez.


Akşam saatleri... Azad Keşmir Eyaletinin başkenti MUZAFFERABAD'dayız. Şehir merkezindeki Osmanlı Camiini geziyoruz. Akşam ve yatsı namazlarını kıldıktan sonra cami imamı ve cemaatle sohbet ediyoruz. Bir kez daha görüyoruz ki biz bir elmanın iki yarısı gibiyiz. Sadece dillerimiz ayrı, yorgun olsakta mutluyuz, minibüs yıkılıyor, kalp ve damar cerrahımız Metin bey, müzik ziyafeti sunuyor; PAKİSTAN PAKİSTAN CİVE PAKİSTAN...


HARİPUR COLLEGE-YETİM OKULU ve MEVLANA CELALEDDÎNİ RUMİ YETİMHANESİNDEYİZ

Khubaib Vakfı’nın en büyük eğitim kompleksi Haripur College'ine gitmek üzere pazartesi günü yola çıkıyoruz. Öğle saatlerinde okula giriş yapıyoruz. Okul müdiresi eğitim kompleksi ile ilgili ekibimizi brifing veriyor.


Haripur College, Pakistan genelinde eğitim veren 3000 okul arasında başarı sıralamasında ön sıralarda yerini almış, ilk 30 okul arasında. Haripurun bağlı olduğu eyalette eğitim veren 600 okul arasında 3. Sırada, 600’ü yetim olmak üzere toplam 1200 civarında öğrenciye eğitim veriliyor.


Okul; sınıfları, kütüphanesi, spor salonu, idare binası, hayvanat bahçesi, dikiş atölyesi, diğer müştemilatı ve temizliği ile harika bir eğitim yuvası.


Okulun bahçesinde 30 adet süt ineği var, çocuklara günlük taze süt veriliyor. Hayvanat bahçesi ve binek atları da apayrı bir güzellik.


Kurbanlıklar hazır, tekbirler getiriliyor. Vakıf başkanı Nedim bey kurbanları özenle kesiyor, bazı arkadaşlarımız ilk kurban kesimlerini gerçekleştiriyorlar. Kurbanlıklardan bazıları öyle uysal ki; adeta kurban olmaya adanmış, bir an önce huzura varmak ister gibi, onlara baktıkça göz yaşlarımıza hakim olamıyoruz.


Haripur College’inden, Mevlana Celaleddin-i Rûmî Okulunu ziyaret etmek üzere bir kaç saat için ayrılıyoruz. Kısa bir süre sonra Afgan mültecilerinin genellikle Türkmen çocuklarının okuduğu Mevlâna Celaleddin-i Rûmî Okuluna ulaşıyoruz. Okulun girişinde, okul yöneticileri ve çocuklar bizi çiçeklerle karşılıyor. Türkmen kız çocukları oldukça güzeller. Kıyafetleri bize çok benziyor, bakmaya kıyamazsınız. Çocuklara yaşlarına uygun hediyeler veriyoruz, seviyoruz, hatıra olsun istiyoruz; resim çekiniyoruz.


Okulda yemek ikram ediliyor, kurban eti dağıtımına katılıyoruz. Okul yöneticileri ile hasbihal ediyoruz. Polis korumasında tekrar Khubaib Vakfının Haripur College ine dönüyoruz...


Okul yönetimi, TİKA sorumlusu, yerel misafirler ve çocukların bizi beklediği söyleniyor. Spor salonuna geçiyoruz, etkileyici bir ambians, minikler ve gençler zaman zaman alkışlar, zaman zaman tekbirler eşliğinde taekwondo gösterisi yapıyorlar. Bireysel müsabakalar ve gösteriler yapılıyor, çocuklar kendilerini göstermek için mücadele ediyor, marşlar çalıyor, heyecanla ve keyifle izliyoruz.


Gösterilerden sonra, konuşmalar yapılıyor arkadaşlarımızı TİKA sorumlusunu, Maarif Vakfı Pakistan kurucu Başkanını, Üstad Nedim Han'ı dinliyoruz. Konuşmalar bitiyor, güreş eğitimi alan çocuklarımız var; arkadaşlarımız ile güreş yapıyoruz. Hep birlikte keyifli dakikalar geçiriyoruz.


İHH ve KHubaib Vakfı burada çok güzel işlere imza atıyor, yetimlerimiz ve çocuklarımız kendilerinden emin bir şekilde geleceğe hazırlanıyorlar.


Okul meydanına geçiyoruz, belli ki burada da çocukların oyunları var, oturuyoruz, sohbet ediyoruz, minikler orta oyunu oynuyor, bizde oyuna katılıyoruz, minikler kazanıyor.


Akşam yemek hazırlıkları tamam, kazanların başına geçiyoruz, kurban etleri ile yapılan nefis yemekleri keyifle tabaklara koyuyoruz, müşteri çok, aşçılar yavaş, kuyruk uzuyor, gülüyoruz hep beraber, çocuklar yemeklerini yiyor, artık uyku vakti, yavaş yavaş uykuya çekiliyorlar.


Üstad Nedim bey, Nalan hanım, Maarif Vakfı kurucusu Selahaddin bey ve ekibimiz, Pakistan, Türkiye ilişkileri, Pakistan, Hindistan ve Afganistan ilişkileri, İslam dünyası, Mynmar vs. üzerine değerlendirmeler yapılıyor.


Ülkeler arasında yeni ittifaklar kuruluyor, yeni çatışma alanları var, hızlı bir silahlanma yarışı var, güçlü ülkeler birbirini kontrol etmek için küçükleri kullanıyor.


Bir kez daha görüyoruz ki; hem Türkiye hem Pakistan sürekli müdahalelere ve saldırılara maruz kalıyor, sınırlarına hapsedilmek hatta parçalanmak isteniyor. Bir kez daha anlıyoruz ki;  etrafınıza örülen duvarları yıkmalı ve kardeşlerimiz ile buluşmalıyız, ilişkilerimizi hızla güçlendirmeliyiz, yerel yönetim deneyimlerimiz başta olmak üzere, bir çok alanda Pakistan'ın bize ihtiyacı var, bizimde, savunma sanayii başta olmak üzere, 230 milyonluk güçlü Pakistan’a ihtiyacımız var.

 

ÜMMETİN YETİMLERİ… ÇOCUKLARIMIZ ve GELECEĞİMİZ KİME EMANET...

Filistin, Irak, Suriye, Endonezya, Açe, Bangladeş, Mynmar, Pakistan, Afganistan ve Afrika Kıtasında milyonlarca yetim çocuğumuz var. Yeryüzünde toplam 400 milyon yetim çocuk var.


İHH bugünkü maddi imkanları ile çocuklarımızdan sadece 86.000’ine düzenli olarak yardımda bulunabiliyor. DİĞER YETİM ÇOCUKLARIMIZ KİME EMANET?


Hristiyan misyoner kuruluşları, Afrika’da ve Asya’da kapsamlı faaliyetler yürütüyor, sadece Hristiyan bir misyoner kuruluşu yaklaşık 4.000.000 çocuğu kamplarında himaye(!) ediyor. Bunun gibi onlarcası sahada ümmetin yetim ve özellikle sahipsiz çocuklarını topluyor ve kamplara alıyorlar, bir kısmını kamplarda bir kısmını özel olarak inşa edilmiş köy evlerinde özellikle kızlı erkekli evlerde. Özel eğitimli hristiyan misyoner bakıcıların gözetiminde eğitiyorlar.


Öyle ki bu kuruluşların bir kısmının kuruluş belgelerinde açıkça “Hz. İsa’nın öğretisini yeryüzüne hakim kılmak için çalışır” diyor.


Ne oluyor dersiniz; ümmetin emaneti yetimlerimiz, çocuklarımız önce devşiriliyor sonra hristiyanlaştırılıyor. Vatikan ile kiliseler ile işbirliği halinde zeki olanlar batıda eğitiliyor, yetiştiriliyor sonra doğdukları ülkelere gönderiliyorlar. Evet; yanılmadınız artık batının çıkarlarının yılmaz bekçileri oluyorlar.


Müslüman coğrafyada yaşayan kardeşlerimiz sivil toplum kuruluşlarımız işbirliği yapmalı birbirini mutlaka desteklemeli.


Bu çarkı durdurmamız gerekiyor.

İHH gibi sivil toplum kuruluşlarımızın yardım ağını genişletmeli yetimlerimizi koruma altına almalı, ümmetin geleceğini mutlaka kurtarmalıyız.


Peygamber Efendimmiz (s.a.v) iki parmağını yanyana getirmek suretiyle “Ben ve yetimi himaye eden kişi cennette şöylece yanyana beraber olacağız.” buyuruyor...


KIYMETLİ KARDEŞİM...

Peygamber efendimizin müjdesine muhatap olmak için.

LÜTFEN... İYİLERE DESTEK OL... İHH (İnsanı Yardım Vakfı) başta olmak üzere, bu alanda faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarımıza destek ol. GÖNÜLLÜ OL… Faaliyetlerine katıl.


SENDE EN AZ BİR YETİMİ HİMAYENE AL. Bunu yapabilirsin… YAPMAN GEREKİYOR yetimler bizi bekliyor.

 

Av. Hüseyin ÖZ

Hizmet İş Sendikası

Genel Başkan Yardımcısı

Genel Başkan Vekili


  
  
12.9.2017

Hizmet-İş, HAK-İŞ Konfederasyonu, EPSU (Avrupa Kamu Hizmetleri Sendikaları Federasyonu) ve PSI (Uluslar arası Kamu Hizmetleri Sendikaları Federasyonu) Üyesidir.

HAK-İŞ PSI EPSU

Hizmet-İş E-Bülten Servisine kayıt olun; Haberler postanıza gelsin.

________________________________



...

Hizmet-İş Web Mesaj Servisi



  • Yorum İstek Eleştiri Öneri
  • Evet Hayır
  • Evet Hayır


YAZIŞMA ADRESİ

Hizmet-İş Sendikası

Gazi Mustafa Kemal Bulvarı NO:86 06570 MALTEPE - ANKARA


TEL : + 90 312 231 87 10 Fax:+90 312 231 98 89

hizmet-is@hizmet-is.org.tr