Ana Sayfa » Hakkımızda » Genel Kurullar » SENDİKAMIZIN 13. OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

SENDİKAMIZIN 13. OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Sendikamızın 13. Olağan Genel Kurulu, ikinci gününde protokol konuşmaları, divan teşekkülü ve genel kurul çalışmalarıyla devam etti.

Genel Kurulun ikinci gün programına Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Şahin, Settar Aslan, Mustafa Toruntay, Ali Cengiz Gül, HAK-İŞ Genel Sekreteri Dr. Osman Yıldız, HAK-İŞ’ bağlı sendikalarımızın başkan ve yöneticileri, Genel Başkan Vekilimiz Av. Hüseyin Öz, Genel Başkan Yardımcılarımız Celal Yıldız, Halil Özdemir, Mehmet Keskin, Kurucu ve Onursal Genel Başkanımız Hüseyin Tanrıverdi, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan, İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki, Danıştay üyesi Muharrem Özkaya, sivil toplum örgütü temsilcileri, 42 ülkeden teşrif eden yabancı konuk sendikacılar, delegeler ve basın mensupları katıldı.

Divan Başkanlığına Kurucu ve Onursal Genel Başkanımız Hüseyin Tanrıverdi seçildi. Divan Başkan Yardımcılıklarına Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, Öz Büro-iş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Remzi Karataş, Katip Üyeliğe Genel Merkez Kadın Komitemiz Başkan Yardımcısı Arzu Tekin ve Malatya Şube Kadın Komite Başkanımız Nilgün Doğan getirildi.

Divanın yerini almasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu.

Genel Kurul ikinci günü programının açılış konuşmasını Genel Başkan Vekilimiz Av. Hüseyin Öz yaptı.

Ardından, Kurucu ve Onursal Genel Başkanımız Hüseyin Tanrıverdi, Divan Başkanı olarak kısa bir konuşma yaptı.

Sendikamızın kurucusu olarak, 13. Olağan Genel Kurulda bulunmaktan gurur ve onur duyduğunu ifade eden, “HİZMET-İŞ, 40. Yaşını tamamladı. 40 yıl çalışarak bugün zirveye ulaştı. İnşallah önümüzdeki 40 yıllarda daha büyük zirvelere ulaşacağına inanıyorum. Sendikamızın kuruluşundan günümüze kadar emeği olan vefat eden bütün arkadaşlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum” dedi.

Hizmet-İş Sendikasının sadece sendika olarak, sivil toplum örgütü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Tanrıverdi, “HİZMET-İŞ Sendikasını ilkeli olmanın, şeffaflığın ve dürüstlüğün adresi olarak görüyoruz. HİZMET-İŞ, sıcak ve içten bir aile ortamının adresidir” ifadelerini kullandı.

Tanrıverdi, “HİZMET-İŞ Sendikası, önce insan önce emek diyen anlayışın hayat bulduğu sendikadır. Hizmet-İş, Türkiye’nin en büyük işçi sendikası olmuştur. Sadece HAK-İŞ’in değil aynı zamanda kendi iş kolunun da en büyük sendikası olmuştur. Hizmet-İş Sendikası HAK-İŞ ile birlikte büyümüş ve güçlenmiştir. HAK-İŞ’li olmak bir ayrıcalık, Hizmet-İş’li olmak daha büyük bir ayrıcalıktır. HİZMET-İŞ’li, HAK-İŞ’li kardeşlerimizin ileriye doğru ufuklar açacağını, yeni perspektifler geliştireceğini, yeni politikalar üreteceklerine gönülden inanıyorum. Bu kongrenin bu çalışmalara zemin olmasını diliyorum” dedi.

ARSLAN: GENEL KURULUMUZ ZİRVEDEN İLERİYE YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN DÖNÜM NOKTASI OLACAKTIR

Genel Kurulda konuşan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, sendikal mücadeleyi medeniyet emekçileriyle bugünlere taşımanın verdiği onur ve sorumlulukla, tarihi bir ana tanıklık ettiklerini belirterek, “Genel Kurulumuz, sendikamızın zirveden ileriye yürüyüşümüzün dönüm noktası olacaktır. Genel Kurulumuzla emek tarihine önemli bir not düşeceğimize inanıyorum. Çünkü genel kurulumuzu erdemli bir sendikal inşanın emekçileri olarak “BİRLEŞİN” temasıyla gerçekleştiriyoruz. Tüm dünya emekçilerinin birliğine giden yol burada olduğu gibi el ele, omuz omuza vererek oluşturduğumuz küresel emek ve güç birliğinden geçiyor” dedi. 

“BÜYÜK SENDİKA OLMAK, BÜYÜK SORUMLULUK YÜKLENMEK DEMEKTİR”

Arslan, “Renk, mana ve değer dolu bu havzada HİZMET-İŞ, ülkemizin en büyük işçi sendikası oldu. Büyük sendika olmak, büyük sorumluluk yüklenmek demektir. Bu genel kurulumuzdan hep birlikte, geleceğimize ilişkin vizyonu ve değerler haritası oluşturarak çıkacağımıza inanıyorum” diye konuştu. 

“DOĞRU İNSANLARLA, DOĞRU HEDEFE KİLİTLENEREK BUGÜNLERE GELDİK”

Sendikamızın dünya sendikal hareketinin kendisine yüklediği görev bilinciyle hareket ettiğini vurgulayan Arslan, “Sendikamız evrensel sendikal ilkeleriyle bütünleşerek, doğru insanlarla doğru zamanda, doğru yerde, doğru hedefe kilitlenerek bugünlere gelmiştir. Küresel emek hareketiyle bütünleşen sendikamız, 2007 yılından bu yana Uluslararası Kamu Hizmetleri Federasyonu (PSI) ve Avrupa Kamu Hizmetleri Sendikaları Federasyonu (EPSU)’nun etkin ve saygın bir üyesi olarak her platformda katkı vermektedir. Ortadoğu, Orta Asya, Kafkaslar, Balkanlar, Güneydoğu Avrupa ve Afrika’da faaliyet gösteren 36 ülkeden 50 sendika ile uluslararası emek dayanışmamızı sürdürüyoruz. Bu dönem içerisinde 12 ülkeden 15 sendika ile ikili işbirliği anlaşmaları imzaladık. HAK-İŞ Genel Başkanı olarak, 163 ülkeden 331 emek örgütünün bağlı olduğu, 207 milyon işçiyi temsil eden “Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC)’un Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildim” sözlerine yer verdi. 

“SENDİKAL TEMELLERİMİZİ TARİHİN KÖKLERİNDEN ALAN BİR ANLAYIŞA SAHİBİZ”

Arslan, “Sendikal temellerimizi, tarihi köklerimizi bu topraklarda gören, bulan ve yeniden ihya etmeye çalışan bir sendikal anlayışın sahibiyiz. Aynı zamanda kadim kültürlerden süzülüp gelen değerleri “kendimiz kalarak” özümseyen bir emek hareketiyiz. İnsanlık ailesinin ortak değerlerini paylaşan ve bu yönde mücadele eden bir sendikal hareketiz. Sendikal mücadelemiz böylesine bir derinliğe sahiptir. Sendikamız insan ve emek mücadelesini coğrafyalarla sınırlamadan yerli idrak ve küresel misyonla sürdürmektedir. Bu misyonla dünya emek hareketinin saygın ve etkin bir üyesiyiz. Bu misyonla geleceğimizi şekillendiriyoruz” diye konuştu. 

“BÜTÜN TÜRKİYE’Yİ İLMEK İLMEK İŞLEMEK ZORUNDAYIZ”

Türkiye zirvesine ulaştık, ama koşumuz bitmedi diyen Arslan, “Bugün, Cenab-ı Hakk’a ne kadar şükretsem azdır. Genel Kurulumuzdan hemen sonra teşkilatımız adeta bir vücudun atardamarları gibi tüm ülke sathına yayılarak hummalı bir örgütlenme mücadelesine girdik ve bu mücadeleye girişmemizden 2 yıl sonra 40. Yılımızın eşiğinde ülkemizin en büyük işçi sendikası olarak Türkiye zirvesine yükseldik. Bütün Türkiye’yi ilmek ilmek işlemek zorundayız. Mücadelemizi, emeğimizle onurlu kıldık. Bu yolda hepimiz aynı rüyayı gördük. Bu başarı tüm teşkilatımızın toplu vuran yürekleridir. Zirveye ulaşmak kadar, zirvede kalmak da zorlu ve meşakkatli bir uğraştır. Bu genel kurulumuzda alacağımız heyecan ve enerjiyle birlik ve bütünlük ruhu içerisinde Türkiye zirvesinden yeni ufuklara doğru yürüyeceğiz” dedi. 

“HİZMET-İŞ, 167 SENDİKA İÇERİSİNDE BİRİNCİ OLMUŞTUR”

Sendikamızın 41. yılına ülkemizin emek tarihinde iki büyük başarıya imza atarak girdiğini belirten Arslan, “41 yıl önce Anadolu’da içinde büyük bir çınarı taşıyan çekirdek, 2017 Temmuz ayında Türkiye’nin 167 sendikası içerisinde en büyük işçi sendikası olmuştur.  Sendikamız emek hareketinin yeni umudu ve güveni haline gelmiştir. Temsil ettiğimiz 320 bin emekçinin bize yüklediği emaneti liyakat, cesaret ve basiretle taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü sendikal hareket, emanete ehil ve layık olmayı gerektiren bir mücadele biçimidir. Bu mücadelede sonuna kadar ehliyetinizi kaybetmemek ve size haklarını emanet edenleri ehliyetinizle temsil etmenin vebalini taşımak zorundasınız. Sendikal hareket onurlu bir uğraştır. Emaneti taşıma ehliyeti herkese nasip olmayacak bir lütuftur. Bugünlere gelmemizin temelinde Anadolu emekçilerinin gözyaşları, duaları, gayretleri ve umutları vardır” diye konuştu. 

“BAŞLATTIĞIMIZ ÖRGÜTLENME KAMPANYASI KISA SÜREDE TÜRKİYE SATHINA YAYILDI”

Arslan, “80 yıldır devam eden ve modern köleliğe dönüşen taşeron işçiliğin ortadan kaldırılması konusunda büyük bir azim ve kararlılık gösterdik. 2014 yılında “Seni Sendika Korur”, “Hakkın Bize Emanet” temasıyla, Türkiye’nin dört bir yanından aynı heyecan ve enerjileriyle Ankara’da toplanan binlerce taşeron işçisiyle birlikte başlattığımız örgütlenme kampanyası kısa sürede Türkiye sathına yayıldı ve ses getirdi. Mücadelemize yılmadan, kararlılıkla devam ettik. Çünkü HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in tarihi, mücadeleler tarihidir. Hiçbir emek örgütünün cesaret edip örgütleyemediği, haklarını savunamadığı, yok saydığı taşeron işçilere sonuna kadar sahip çıktık, varlık davamız bildik ve verdiğimiz destansı mücadele ile 1 milyona yakın işçiyi kadrolarına kavuşturduk. Bu başarı, ısrarlı ve istikrarlı mücadelenin sonucudur. Birlikte başladık, birlikte başardık. Bu mücadelemiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ile bugünlere gelmiştir. 5 Aralık 2017 tarihi itibariyle kamuda taşeron sistemi tarihe karışmıştır. Taşeron sisteminin kaldırılması konusunda öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’a, dönemin Çalışma Bakanı Sayın Jülide Sarıeroğlu’na ve hükümetimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. 

KADROYA GEÇEN İŞÇİLER İÇİN ENFLASYON ZAMMI TALEBİ

Arslan, 696 sayılı KHK ile kadroya yeni geçen ve KİT’lerde kadro kapsamı dışında kalan işçiler için yüzde 20,30 oranında enflasyon zammı talebini dile getirerek, “Kamuda çalışan memurlara, emeklilere enflasyonun altında ücret verilmedi. Kadroya yeni geçen işçilerimiz için yüzde 20,30 oranındaki enflasyon farkının uygulanmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu. 

“ÖZHASEKİ TAŞERON SORUNUNA ÇÖZÜM BULMAK İÇİN ÇOK EMEK HARCADI”

Mehmet Özhaseki’nin Kayseri Belediye Başkanı olduğu dönemde taşeron sorununa çözüm bulmak için çok emek harcadığını belirten Arslan, “Sayın Mehmet Özhaseki Kayseri Belediye Başkanı olduğu dönemde taşeron lobilerine karşı çok mücadele etti. Yerel yönetimlerde taşeronun sona ermesi konusunda büyük bir katkı ve destek sağladı. Bu çalışmaları için kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi. 

“TAVRIMIZI ORTAYA KOYDUK”

HAK-İŞ’in sendikacılık dışında bazı sorumlulukları da üstlendiğini anlatan Arslan, “HAK-İŞ olarak her sahada inisiyatif aldık görev üstlendik. Anayasa değişikliği referandumunda “EVET”ten yana tavır aldık. “Darbelerin karanlığından demokrasinin aydınlığına evet” sloganıyla başlatılan kampanyaya destek verdik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini içeren 16 Nisan 2017 Anayasa değişikliği referandumunda “EVET”ten yana tavır aldık. 40 günde 50 toplantı ile kampanyaya destek verdik. Olağanüstü dönemlerde sivil toplum örgütlerinin demokrasiden yana mı yoksa darbecilerden yana mı tavır koyması gerektiği bilincinde olarak tavrımız çok netti. 12 Eylül’ün karanlık günlerini yaşamış, darbe ürünü sendikalar kanunu ile toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt kanunlarının, sendikaların önünü nasıl tıkadığını bizzat yaşayan birisi olarak, anayasa değişikliğine tam destek, geleceğimiz için “EVET” dedik” diye konuştu. 

“DÜNYADA YAŞANANLARA SUSKUN KALAMAYIZ”

Küresel dünyanın büyük fotoğrafına bakıldığında iç açıcı tabloların olmadığını dile getiren Arslan, “Ortadoğu’da yaşananlar yüzyılımızın en büyük vahşet ve trajedilerinden birisidir. Oysa bir zamanlar bu coğrafya, din, dil ve renk ayırımı yapmadan, insanlığın enerjisini depoladığı, yaşanmaya değer bir coğrafya idi. Körfezde petrole bulanmış karabatak için ayağa kalkanlar, ‘Aylan Bebeğin’ sahile vuran cansız bedeni karşısında suskun kaldılar. Bizim suskun kalmamız, umudunu bize bağlamış mazlumların yıkılması, hayat damarlarının kesilmesi demektir. Sınırlarımızın etrafında yaşanan ve en çok bizim etkilendiğimiz bu tablolara kayıtsız ve yabancı kalamayız, kalmadık ve kalmıyoruz. İnanıyorum ki bu tablolar karşısında, Genel Kurulumuza teşrif edip aramızda bulunan 41 ülkeden 90’a yakın sendikacı arkadaşımızla aynı şeyleri hissediyoruz, aynı duyguları paylaşıyoruz. HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ olarak yeryüzündeki tüm mazlum ve mağdurların gözyaşlarını silmek, dertlerine çare, yarınlarına umut olmak için çırpınıyoruz. Taşıdığımız ve taşımamız gereken yükün bilincinde, yürümemiz gereken yolun farkındayız” dedi.

Dünyanın pek çok bölgesinde halen devam eden savaşların ekonomik, sosyal ve siyasal olarak toplumları etkilediğini dile getiren Arslan, “Filistin’de, Gazze’de, Kudüs’te, Yemen’de, Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta, Doğu Guta’da, Myanmar’da, Arakan’da, Ukrayna’da, Yemen’de, Doğu Türkistan’da bombalar patlamakta, açlık ve iç savaşlar yükselmektedir. Sivil halk ve çocuklar can vermektedir. İnsanlar doğdukları toprakları terk etmeye zorlanmaktadırlar. Masum insanlar sorumlu olmadıkları çatışmaların bedelini çok ağır bir şekilde ödemektedirler. Dünyanın neresinde olursa olsun yapılan zulümleri, soykırımları, vahşetleri lanetliyoruz” diye konuştu.

“FİLİSTİN’E SAHİP ÇIKMAK TARİHSEL SORUMLULUĞUMUZDUR”

Bağımsız Filistin Devleti kurulana kadar mücadeleye devam edeceklerini belirten Arslan, “2018 yılında Kudüs’ün tarihi statüsünü değiştirmeye yönelik girişimleri ve özellikle ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını asla kabul etmiyoruz. Bu kararı protesto eden 60’dan fazla Filistinlinin şehit edilmesi İsrail’in katliamlarını zirveye taşımıştır. Uluslararası Kudüs ve Filistin’e Destek Sendikalar Birliği Başkanı olarak bu katliamlara ve Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesi girişimlerini bir kez daha şiddet ve nefretle kınadığımı ifade ediyorum. Başkenti Kudüs olan bağımsız, özgür Filistin Devleti kurulana kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Dünyanın dört bir yanında mazlumların uğradığı zulmün son bulmasını, dünyada barış, huzur, adalet ve demokrasinin galip gelmesini istiyoruz” dedi. 

“BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR İHANET YAŞADIK”

Konuşmasında 15 Temmuz hain darbe girişimine değinen Arslan, “15 Temmuz 2016 gecesi ülkemizin tarihinde yaşadığı en hain, en melun girişime sahne olduğu sayfaları yaşadık. Emperyalist güçler tarafından tezgâhlanan lanetli geceyi tüm milletimiz yaşadı. Küresel güçlerin maşası hain FETÖ çetesinin asla düşünemediği, hesaba katmadığı bir dinamik vardı. Bu da Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi ve milletimizin bekasına sahip çıkma kararlılığı. 15 Temmuz İşgal Girişimini asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Her şeyi ince ince hesap eden hainler milletimizin vatanını koruyacağını akıl edemedi. Bizim için vatanımızı korumanın ölçüsü vakarımızı korumaktır. Vakarımızı da o gece Türkiye’nin bütün meydan ve caddelerine sahip çıkarak gösterdik. Bu uğurda şehit ve gaziler verdik. 15 Temmuz gecesi şehit verdiğimiz arkadaşımız Celalettin İbiş başta olmak üzere bütün şehitlerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum” şeklinde konuştu.

“UYGARLIĞIN KİLİT TAŞLARINI EMEKÇİLER DÖŞEYECEK”

Arslan, “Anadolu Emekçileri olarak, Anadolu Ahilerinin bize emanet ettiği bu coğrafyayı, onlara layık nesiller olarak, bekamıza sahip çıkarak, “Barış, Huzur ve İstikrar Adası” haline getirmek için mücadele ediyoruz. İnsanlık, barış ve huzurun egemen olduğu yeni bir dünya, yeni bir erdem uygarlığı beklemektedir. Bu uygarlığın kilit taşlarını emekçiler döşeyecektir” dedi.

“YENİ ÖRGÜTLENME ALANLARINDA ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Ülkemizde 13,4 milyon sigortalı çalışanın bulunduğunu anlatan Arslan, “Çalışanların sadece yüzde 13,8’i sendikalıdır. Geriye kalan yüzde 86 oranında işçi sendikasız ve örgütsüzdür. Örgütlenme konusunda yeni örgütlenme alanlarında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugüne kadar örgütlenmemiş olan evlerde çalışan kadınlarımız, kamu yararına iş görenler, bankalarda, okullarda, profesyonel temizlik şirketi çalışanları, büyük yerleşim yerleri, site ve toplu konutlardaki konut görevlilerini sendikalı yapmak için çaba gösteriyoruz.  Büyük oranda kayıtdışı çalışan ev işçilerinin de kayıt altına alınması için mücadele etmemiz gerekiyor. Ayrıca yabancı ülkelerden gelen hizmet işçilerinin sosyal güvenceleri olmadan ağır işler yaptıklarını biliyoruz. Onların haklarının da bize emanet olduğunu unutmamalıyız” dedi. 

“BUGÜN, HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA ‘BİRLEŞİN’ DEME GÜNÜDÜR”

Arslan, “Konut görevlilerine, sendikamız kuruluşundan bu yana önem vermiş, mevzuat ve diğer sorunlarının çözümü için çaba sarf etmiştir. Bunlarla ilgili projeler hayata geçirmiştir. Önümüzdeki dönemde örgütlenmede işkolumuzdaki tüm örgütsüz işyerleri olmak üzere, öncelikli olarak bu 4 grupla ilgili çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Emekçi kadınlara ve engellilere yönelik çalışmalarımızı bizzat oluşturduğumuz komitelerimiz vasıtasıyla sürdürüyoruz” Büyük oranda kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için mücadelemizi başlattık. Özellikle başka ülkelerden gelen güvencesiz çalışan ev işçilerinin örgütlenmeleri için de mücadelemizi sürdürüyoruz.  Bunların da haklarının bize emanet olduğunu unutmamalıyız. Onun için; Bugün, her zamankinden daha fazla ‘BİRLEŞİN’ deme günüdür” diye konuştu.

“NEREDE BİR ÖZGÜRLÜK SORUNU VARSA ORADA OLACAĞIZ” 

Arslan, “Yapacak daha çok işimiz, aşılacak engellerimiz, yürünecek yolumuz olduğunu düşünüyorum. Nerede bir özgürlük sorunu varsa orada olacağız. Nerede insanımıza, emeğimize, değerlerimize ve tüm yaşamımıza müdahale varsa orada olacağız. Geleceğe umut ve güvenle bakan, işsizliğin intiharlara sebep olmadığı, emekçilerin alınterine değer verildiği, asgari ücretin Türkiye gerçeklerine uygun yaşam ücreti olduğu, gelir dağılımı adaletsizliğinin, kayıt dışılığın, örgütlenmenin önündeki engellerin konuşulmadığı, cadde ve sokaklarında terör ve şiddetin olmadığı, kadınların saygı gördüğü, oyun çağındaki çocukların fabrikalarda emeklerinin sömürülmediği, örgütlenmenin kayıt dışı çalışma ile tehdit edilmediği bir ülke istiyoruz” şeklinde konuştu.

“DUAMIZ, DAVAMIZ, DEVA’MIZ HİZMET-İŞ’TE BİRLEŞİN”

HAK-İŞ’in açtığı yolda birlikte mücadele vermeye devam edeceklerini vurgulayan Arslan, “Genel kurulumuzun ana teması olan “Birleşin” kavramının önümüzdeki dönemde emek hareketinin uyarıcısı olmasını temenni ediyor, yaşanmaya değer bir dünya için umutlu ve güven dolu yarınlara doğru “Duamız, Davamız, Deva’mız HİZMET-İŞ’te Birleşin” diyorum” dedi.

ÖZHASEKİ: “HAKTAN YANA MÜCADELENİZ DAİM OLSUN” 

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediyesi Adayı Mehmet Özhaseki, Sendikamızın 41. yılını kutlayarak, “Allah sizleri var etsin, bu sendikal mücadelenizde yanınızda olsun. Hep haktan yana doğrudan yana bu mücadelede sonuna kadar gayretinizi, emeğinizi ve alınterinizi daim etsin” dedi.

Türkiye’nin mazlum ve mağdurların sığınağı bir ülke olduğunu vurgulayan Haseki, “Balkanlardan göçmen kardeşlerimiz Türkiye’ye gelmiştir. Devletimizi, milletimizi birlik ve beraberlik anlayışıyla kurduk. Hiç kimse 30-40 sene öncesinden daha kötüyüz diyemez. Ülke olarak gittikçe daha iyiye gidiyoruz” diye konuştu.

Konuşmasında 15 Temmuz hain darbe girişimine değinen Özhaseki, “Ülke olarak 15 Temmuz gibi hain bir darbe girişimi atlattık. 15 Temmuz gecesi halkımız tanklara ve silahlara kendini siper etti. En güçlü gördüğünüz Avrupa ülkeleri bizim bu son dönemde yaşadığımız şeyleri atlatsalardı hangisi bunun altından kalkabilirlerdi. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir” ifadelerini kullandı.

Genel kurulda, MEMUR-SEN Genel Başkan Yardımcısı ve Bem-Bir Sen Genel Başkanı Levent Uslu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Saadet Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mesut Doğan ve İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş birer selamlama konuşması yaptılar.

Hakkında hizmetis_web_admin