Ana Sayfa » Makaleler » Mahmut ARSLAN » KORONAVİRÜSLE MÜCADELEYİ HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ

KORONAVİRÜSLE MÜCADELEYİ HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ

Dünyanın Ortaçağ’dan beri gördüğü en büyük salgınla karşı karşıyayız. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla yayılan Koronavirüs (Covid-19) nedeniyle, Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart 2020 itibariyle küresel salgın ilan etti. Salgın sınırlar aşarak kısa zamanda yayılmaya başladı; Avrupa, ardından Amerika Koronavirüs’ün merkez üssü haline geldi. Mart ayının ikinci yarısıyla birlikte Türkiye de salgının etkilediği ülkeler arasında yer almaya başladı.

Bir önceki başyazımda, ülkemizin en ücra köşesinde çalışan bir emekçinin durumunun, dünyanın en uzak bölgesindeki emekçinin koşullarından bağımsız olmadığını belirtmiş ve şöyle demiştim: “Dünyada yaşananlar coğrafyamızı, coğrafyamızda yaşananlar ülkemizi, ülkemizde yaşananlar işyerlerimizi, işyerlerimizde yaşananlar emekçileri ve dolayısıyla sendikaları etkilemektedir.” Koronavirüs salgını, bu tespitlerimin gerçekliğini doğrulayan bir gelişme olmuştur.

Sınır tanımayan salgın sebebiyle hayat genel olarak tüm dünyada felce uğradı. Sosyal mesafe başta olmak üzere salgının yayılımını önlemek amacıyla alınan tedbirlerden dolayı, sağlık ve yerel kamu hizmetleri dışında devletin bazı kurumları ve özel sektör mal ve hizmet üretimine ara vermek zorunda kaldı. Böylece salgın, halk sağlığı üzerindeki etkileriyle birlikte sosyo-ekonomik anlamda çalışma hayatını da olumsuz etkiledi; emekçi kitlelerin ve onların ailelerinin sırtında bir külfet oluşturdu.

Koronavirüs salgınına karşı hükümetler yalnızca sağlık açısından değil, sosyal ve ekonomik açıdan da kapsamlı önlemler almaya başladılar. Bu kapsamda ülkemizde, salgının boyutu göz önüne alınarak Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen tedbirler, pandeminin hızlı yayılımının önlenmesinde etkili olmuştur. Başarıyla yürütülen mücadeleden dolayı Cumhurbaşkanımıza ve Hükümetimize teşekkür ediyoruz. Alınan tedbirleri tedbirleri tamamlayıcı nitelikte, Cumhurbaşkanlığı tarafından “Covıd-19 kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler”i içeren genelge yayınlanmış, “Koronavirüs Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun” çıkarılmıştır.

Kanunla, toplu iş sözleşmesi süreçleri, kısa çalışma ödeneği, fesih yasağı, işçilere nakdi ücret desteği, ücretsiz izin ve genel sağlık sigortası ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Bundan daha önce 23 Mart 2020 tarihinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından toplu iş sözleşmesi faaliyetleri durdurulmuştu. Ancak bu durdurmada, sendikalara düşen yükümlülüklere ilişkin açık bir düzenleme yer almamaktaydı. Torba kanunda yer verilen düzenlemeyle, toplu iş sözleşmesinin yapılması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü ile grev ve lokavt süreçleri üç ay süreyle uzatılmış, uzatmanın taraflar açısından hak kayıplarına neden olmaması için ise, kanunda yer alan hak düşürücü sürelerin de aynı sürede uzatılması öngörülmüştür. HAK-İŞ olarak, söz konusu kanun öncesinde Fesihlerin Yasaklanması Yönündeki Düzenleme, Fesih Yasağı Uygulanan Dönemde Ücretsiz İzin Uygulamasına Gidilmesi, İşçilerin Doğrudan Ücretsiz İzne Çıkarılması, Ücretsiz İzin Düzenlemesinin Çalışanlar Arasında Eşitsizliğe Neden Olması, Fesih Yasağı Süresince Ödenmesi Öngörülen Nakdi Destek Miktarı, Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanan İşverenlerin İşçileri Vergi ve Primlerden Muaf Tutmasını içeren görüş ve önerilerimizi içeren raporumuzu Hükümete sunduk. Raporumuzdaki görüşlerimizin bir kısmının kanuna yansıması olumlu bir gelişme olmuştur. Pandeminin ülkemizde görülmeye başlandığı günden itibaren önceliğimiz, genel toplum sağlığı başta olmak üzere, emekçiyi ve istihdamı korumak olmuştur. HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası olarak en başından itibaren pandemiyle ilgili gelişmeleri an be an yakından izledik, tedbir ve taleplerimizi süratle hayata geçirdik.

Bu süreçte gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, bildiri, mektup ve açıklamalarımızda, emeğinden başka sermayesi olmayan emekçilerin işsiz kalması, maaşlarının ödenememesi, ücretsiz izne çıkarılması gibi konuları kabul etmediğimiz ısrarla vurgulanmış, işten çıkarmaların yasaklanması talebimiz net bir şekilde dile getirilmiş, salgınla mücadelenin emekçileri gelir kaybına uğratmaksızın gerçekleştirilmesi, önemle üzerinde durduğumuz konu olmuştur.

HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ olarak süreç karşısında gösterdiğimiz refleks, dile getirdiğimiz öneriler ve kamuoyuyla paylaştığımız açıklamalar, emekçiler lehine gelişmeler açısından son derece önemli bir role sahip olmuştur.

HAK-İŞ/HİZMET-İŞ’in süreç içerisinde ortaya koyduğu önemli katkılardan biri de, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” sloganıyla başlattığı Milli Dayanışma Kampanyasına verdiği destek olmuştur. Genel Yönetim Kurulu arkadaşlarım, profesyonel ve ücretli şekilde çalışan yöneticilerimiz ve sendika çalışanlarımız örnek bir dayanışma ruhu ortaya koyarak, Milli Dayanışma Kampanyasına 1 milyon 837 bin TL destek vermiştir. HAK-İŞ olarak 1 Milyon Türk lirası ile başlattığımız bağışımız ise, 3 milyon Türk Lirasına ulaşmıştır. Ülkemizin bize ihtiyacı olduğu her durumda milli ve yerli bir duruş sergiledik ve sergilemeye devam ediyoruz. Kampanyaya canı gönülden destek veren teşkilat mensuplarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Bu zor günleri atlattığımızda teşkilatımızın gösterdiği birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu bizden sonraki nesiller için emsal teşkil edecektir.

HİZMET-İŞ’in süreç içerisinde ortaya koyduğu önemli katkılardan bir diğeri, Konukevimizin sağlık çalışanlarımıza tahsis edilmesidir.

Sendikamızın sosyal tesisi ‘Emek Konukevi’mizi, ülkemizi bu virüsten korumak için gece gündüz çalışan sağlık çalışanlarımızın hizmetine sunduk. Koranavirüs salgınıyla mücadele eden tüm emekçilerimizin ve devletimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.

Hayatın akışını sağlamak adına girişilen ulusal mücadelede büyük bir risk alarak ilk günden itibaren devletimizin ve milletimizin yanında olan sağlık çalışanlarımız ile belediyelerimiz ve KYK’da çalışan emekçilerimiz, milletimizin geleceği adına hayati bir sınav vermektedir. Olağanüstü koşullar, olağanüstü fedakarlıklar gerektirir. Belediyeler, sağlık Bakanlığı, Kredi ve Yurtlar Kurumu gibi, süreçte kritik öneme sahip kurumlarda çalışan emekçilerin ailelerinden uzakta, canla başla verdikleri hizmet mücadelesi, sendikamız ve ülkemizin tüm kesimleri tarafından takdirle karşılanmaktadır.

Bu fedakâr emekçilerimizi yürekten kutluyor, teşekkür ediyoruz. Onlara elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz.

Pandemiyle mücadele sürecinde hayatını kaybeden emekçilerimize Allah’tan rahmet, yakınları ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Emekçiler ki ülkemizin yapı taşları, pandemiyle mücadelenin en ön saftaki savaşçılarıdır.

Koronavirüs salgınından dolayı bu yıl 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü, 1 Mayıs Haftası olarak kutladık. Şube ve İl Başkanlarımız Valiliklerce belirlenen alanlarda sosyal mesafe kuralına uygun şekilde programlar düzenledi. 81 ilimizde emekçi kardeşlerimizle birlikte taleplerimizi ve çözüm önerilerimizi meydanlarda haykırdık. Gelecek 1 Mayıslarda kitlesel kutlamalarımızı sürdüreceğiz.

HAK-İŞ/HİZMET-İŞ olarak gelişmeleri yakından takip ediyor, emekçilerin hak ve menfaatlerinin korunması noktasında gerekli girişim ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üyelerimizi, tüm emekçileri ve toplumumuzu bir kez daha salgına karşı dikkatli olmaya, belirlenen kurallara eksiksiz uymaya davet ediyor, salgının, alınan önlem ve tedbirlerle bir an evvel atlatılarak normal hayata dönülmesini temenni ediyoruz.

 Koronavirüsle mücadeleyi hep birlikte kazanacağız.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Evde Kal, Sağlıklı Kal Türkiyem…