Ana Sayfa » Makaleler » KORONAVİRÜS’E KARŞI EN BÜYÜK SİLAH: EĞİTİM

KORONAVİRÜS’E KARŞI EN BÜYÜK SİLAH: EĞİTİM

Dünya tarihinde az rastlanan bir dönemden geçiyoruz. Koronavirüs salgını neredeyse yüz yıldır insanlığın karşı karşıya kaldığı en büyük tehdit. İş yerlerimiz kapandı veya çalışma şekilleri sınırlandırıldı, ülkelerarası seyahatler ve ticaretler belli kurallara tabii tutuldu ve hatta otuz bir şehrimizde belirli günlerde sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Bunlar hem Türkiye’nin hem de dünyanın yıllar önce unuttuğu, şimdilerde hatırlamaya çalıştığı bir süreç.

Bu süreçte Türkiye’nin verdiği mücadele diğer ülkelere göre farklı bir seyir izledi. Yaklaşık üç ay önce başladığımız mücadelede devletimiz gereken önlemleri almada geç kalmadı. ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya gibi ülkeler bu küresel pandemiye karşı aciz bir savaş verirken, Türkiye planlı ve kararlı mücadelesiyle tüm dünyaya örnek oluyor. Türkiye bu dönemde bırakın kendi milletimize yetmeyi, ‘süper güç’ olarak ifade edilen ülkelere dahi tıbbi yardım gönderen bir ülke konumunda. Bu, Türkiye’nin ne kadar gelişmiş ve ileri görüşlü olduğunu kanıtlamaktadır. Ülkemizin bu konumda olmasını sağlayan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, sürecin en kritik ismi Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’ya ve diğer ilgili bakanlarımıza teşekkür ediyoruz.

Bunun yanında emekçilerin bu süreçte verdiği insanüstü gayret gerçekten takdire şayandır. Sağlık sektöründe çalışan emekçilerimiz başta olmak üzere Belediyelerde özveri ile kesintisiz çalışan arkadaşlarımız güvenlik güçlerimiz, Gençlik ve Spor Bakanlığında kredi yurtlarda bünyesinde çalışan işçilerimiz, DHMİ bünyesinde çalışan işçilerimiz ve hizmet sektöründe çalışan tüm emekçiler bu mücadelenin asıl kahramanlarıdır. Böylesi tarihi süreçte tüm risklere rağmen görevlerini eksiksiz yerine getiren emekçiler gelecekte büyük minnetle anılacaktır.

Elbette, verdiğimiz mücadelede eksik yönlerimiz var. Bu eksiklerimizi kapatmanın yegane yolu ise eğitimden geçiyor. HİZMET-İŞ Sendikası olarak 42 yıldır eğitimin önemini her fırsatta vurguluyoruz. Yıllardır vermekte olduğumuz temsilciler ve iş yeri eğitimlerimizde, iş güvenliği ve kişisel hijyen konularının üzerinde ısrarla durduk. Bu ısrarımızın ne kadar haklı olduğu bugün yaşadığımız salgınla daha net anlaşılmaktadır.

Koronavirüsün ülkemizde görülmeye başladığı ilk günden itibaren tüm yayın kanallarından salgının yayılmasını önlemek amacıyla birçok eğitici yayınlara yer verildi. Daha yayılımın az olduğu günlerde gerek devletimiz gerekse HİZMET-İŞ, emekçilerin salgından korunması ve eğitilmesi adına yayınlara imza attı. Çünkü salgının en büyük panzehiri eğitim olacaktır. Eğitimin olmadığı yerde koronavirüs ile mücadele de eksik kalacaktır.

Yıllardır verdiğimiz eğitimlerde amaçladığımız olan dört madde vardı. Birincisi, ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli işçiler yetiştirmek, ikincisi, üyelerimizi karşılaşacakları risklere karşı hazırlamak, üçüncüsü, iş yerlerindeki sorunlara çare olmak, dördüncüsü ve sonuncusu mevcut olumsuzluklara karşı gereken refleksi gösterebilmek. Eğitimlerde aşılamaya çalıştığımız bu maddelerin bugün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.

Bilindiği üzere eğitim sadece maddi disiplin içeren bir süreç değil, aynı zamanda manevi dinamikleri de içeren, hayat boyu süren bir süreçtir.

Tüm dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan bu salgın, inancımız, kültürümüz ışığında yaşama biçimimizi yeniden gözden geçirmemiz için önemli bir fırsatı da önümüze koymuştur. Hem fert hem de toplum olarak özeleştiri yapmak, maddi ve pozitif birtakım tedbirlerle birlikte maneviyat olarak da kendimizi sorgulamak, iç muhasebemize yönelmek, kul olmanın bilincini yeniden hatırlamak durumundayız.

Hayatın hızı ve sürekli değişen yapısı ve temposu karşısında, ona tutunabilmek için aynı hızla hareket etmemiz, insan olarak bazı sorumluluklarımızı yerine getiremememizi veya ertelememizi zorunlu kılıyor. Koronavirüs vesilesiyle, yukarıda bahsettiğim “kendimizi özeleştiriye tabi tutmak” bağlamında, “acaba neleri ihmal ettim/ettik?” şeklinde öncelikler sıralamamızı da yeniden gözden geçirmek zorundayız diye düşünüyorum.

Bu sıkıntılı günlerin geçmesi duasıyla, tüm emekçilere ve milletimize huzurlu, sağlık dolu günler diliyorum.