Ana Sayfa » Makaleler » Mahmut ARSLAN » MÜCADELEYE, BÜYÜMEYE VE GÜÇLENMEYE DEVAM EDECEĞİZ

MÜCADELEYE, BÜYÜMEYE VE GÜÇLENMEYE DEVAM EDECEĞİZ

İnsanoğlu tarih boyunca elde ettiği kazanımları sessiz sedasız boyun eğenlere değil, mücadele edenlere borçludur.

43. yılımıza adım attığımız 2021’den geriye doğru dönüp baktığımızda, büyük işler yaptığımızı ve kazanımlarla dolu mücadele tarihimizi görüyoruz.

İnsan pazarı olarak tanımlanabilecek taşeron sistemine mahkûm edilen emekçilerin uğradıkları adaletsizlikleri ortadan kaldırmak amacıyla, 17 yıl sabır ve kararlılıkla yürüttüğümüz mücadelemiz, 1 milyona yakın taşeron emekçisinin kamuda işçi statüsünde istihdam edilmesiyle taçlandırıldı. Türk çalışma hayatının en büyük ve en kapsamlı reformu olarak değerlendirilen bu başarıda, HAK-İŞ Konfederasyonumuz ile HİZMET-İŞ Sendikamızın çok önemli rolü ve misyonu olmuştur.

Uzun uğraşlar sonucunda kazanıma dönüştürdüğümüz uzun soluklu mücadelemiz, sadece taşeron işçilere kadro verilmesinden ibaret görülemez.

Onurlu mücadelemizin sonucunda on binlerce emekçinin işinin yanı sıra, ailevi durumu ve insani saygınlığı da güvenceye alındı, uzun yıllardan bu yana savunageldiğimiz insan onuruna yaraşır işlere de kavuştular.

Bu başarımızla gurur duyuyoruz.

Başarımızdan dolayıdır ki, kadro mücadelemize omuz veren yüz binler, bizi, ülkemizin en büyük işçi sendikası olma onuruna eriştirmiştir.

Tüm bunların yanında bilgi ve birikimimizle önderlik ettiğimiz, onca yıl omuz omuza bizimle birlikte mücadele eden ve varlıklarıyla sendikamıza değer katan 100 bini aşkın kardeşimiz sendika seçme özgürlükleri hiçe sayılarak, kanuna yapılan son dakika müdahalesiyle sendikamızdan zorla koparılmıştır.

Örgütlenme özgürlüğüne aykırı olarak hayata geçirilen son dakika düzenlemesine karşı itirazımızı, kanunun çıktığı andan itibaren son güne kadar kararlılıkla sürdürdük, ama haksız ve hukuksuz durum maalesef değiştirilmemiştir.

Bu üzücü durum mücadele azmimizi ve başarımızı engelleyecek bir durum asla değildir.

HAK-İŞ/HİZMET-İŞ, geçmişte de haksız bir şekilde önüne konulan tüm engellere rağmen mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmemiş, büyümeyi ve güçlenmeyi istikrarla sürdürmüştür.

Yakın geçmişte yaşadığımız benzer bir süreci hatırlatmak istiyorum:

Verdiğimiz büyük mücadele neticesinde 2007 yılında, kamuda ve yerel yönetimlerde geçici işçi olarak çalışan 216 bin emekçinin daimî işçi kadrolarına alınmasını sağladık. Çoğunluğu belediyelerde çalışan bu işçilerin bir kısmı daha sonra ihtiyaç fazlası gösterilerek, 2011 yılında çıkarılan bir kanunla kamu kurumlarına nakledildi ve üye sayımızın yüzde 25’ini kaybettik.

Fakat asla yılmadık, mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürdük. En büyük gücümüz örgütlülüğümüz anlayışıyla hareket ederek 2017 yılında 206 bin üyeyle ülkemizin en büyük işçi sendikası konumuna, 2018’de 286 bine, ardından 320 bine yakın üyeyle zirveye yükseldik.

Peki, nedir bu başarımızın sırrı?

Buzdağı, kendisinden koparılan büyük kitleye rağmen, nasıl yeniden daha güçlü bir aysberge dönüşüveriyor?

Bunun cevabı samimiyetimizde gizlidir.

Çünkü biz, sendikacılığın günü kurtarmak değil, geleceğe hazırlanmak olduğuna gönülden inanıyoruz. Önümüze çıkan engelleri bir imtihan, çalışma ve dayanışmayı ise en büyük başarı olarak kabul ediyoruz.

Biz emekçileri sadece sendikalı yapmıyor, sadece toplu iş sözleşmesinden yararlandırmıyor, onlara sadece iş güvencesi sağlamıyoruz. Biz sadece emeği örgütlemiyoruz; aynı zamanda iyiliği, sevgiyi, barışı, umudu ve geleceği örgütlüyoruz. İlkelerimiz, değer ve birikimimizle, gelecekte bize üye olacak olan yarının emekçilerine de hitap ediyoruz. Bize emanet edilen mücadeleyi, yarınlara daha güçlü şekilde aktarma anlayışıyla hareket ediyoruz.

Haksız ve adaletsiz bir şekilde önümüze konulan tüm engellere rağmen, her defasında yine yeniden gösterdiğimiz başarının kaynağı, çalışma azmimiz ve samimiyetimizdir.

Bir teşkilatın içinde samimiyet olmadıkça büyük zaferler kazanılamaz. Samimiyet yoksa kırılma noktalarından sonra büyük örgütlenme hamleleri gerçekleştirilemez.

Yüz binlerce emekçiyi HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ şemsiyesi altında bir araya getiren neden, onların sorunlarını çözmüş olmamızın yanı sıra gönüllerini de fethetmemizdir.

Bu büyük dava, gönülleri örgütleyerek 43 yıldır her eşiği aşmıştır, aşmaya da devam edecektir.

Biz biliyoruz ki “Niyet hayır, akıbet hayır”dır.

100 bini aşkın yol arkadaşımızın sendikamızdan kanun zoruyla koparıldığı 1 Kasım 2020’de buzlar kırılmış, yeni bir yol açılmıştır.

Üyelerimizin bir kısmı sendikamızdan koparılsa da, sürekli işçi statüsüne kavuşturduğumuz belediye şirketlerindeki kardeşlerimiz, HİZMET-İŞ’i büyütmeye devam etmektedir. Çünkü belediye şirketlerinde sürekli işçi statüsüne kavuşturduğumuz KHK’lı emekçiler için en kazançlı toplu iş sözleşmelerini biz imzalıyoruz.

Diğer yandan ev işçiliğinde çalışanlar, temizlik şirketlerinde çalışanlar, kamu yararına çalışanlar ve apartman kapıcılarının örgütlenmesi yönünde, 13. Genel Kurulumuzda aldığımız kararı adım adım uyguluyoruz.

Kanun gereği sendikamızdan ayrılmak zorunda kalan arkadaşlarımız ise, HİZMET-İŞ’te kazandıkları tecrübeleriyle HAK-İŞ’e bağlı sendikalarımıza değer katmaktadırlar.

HAK-İŞ, Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonu olma yolunda hızla ilerlemektedir. HAK-İŞ’ten kopmayan, mücadelesine HAK-İŞ’le devam etmeyi seçen kardeşlerime teşekkürlerimi sunuyorum.

1 Kasım 2020’de açılan güzel yollarla, yeni başlangıçlara, yeni zaferlere doğru güçlü bir adım attık.

Türkiye’nin ve emekçilerimizin en iyi yerlere gelmesi için gece-gündüz çalışan emek örgütleri olarak HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ Sendikamızdan beklentilerin çok büyük olduğunun bilincindeyiz.

Emeği çalınan, sosyal hakları elinden alınan insanların sorumluluğunu taşıyoruz. Haksızlık karşısında sesini yükseltecek ve onları, önderlik ederek harekete geçirecek olanlar bizleriz.

Bizim tarihimiz mağduriyet ve mazeret tarihi değil, mücadele tarihidir.

43. yılımız dayanışmamızı, kardeşliğimizi, HAK-İŞ’i ve HİZMET-İŞ’i daha da büyüttüğümüz bir yıl olacaktır. Mücadeleye ve büyümeye devam edeceğiz. Erdemli bir sendikal inşa için mücadelemizi yükselterek sürdürmeye dünden daha kararlıyız.