Ana Sayfa » Makaleler » Mahmut ARSLAN » GELECEĞİ EMEKÇİLERLE BERABER İNŞA EDECEĞİZ 

GELECEĞİ EMEKÇİLERLE BERABER İNŞA EDECEĞİZ 

Sendikal mücadeleniz, duruşunuz, kararlarınız bazen binleri, bazen on binleri, bazen de yüz binleri etkiler; çalışma hayatının bekasını belirler. Yapılamaz, olmaz denilen şey başarılır; sadece “iş”i değil, bir ömrü etkiler.

Taşeron emekçilerinin uğradıkları adaletsizliği ortadan kaldırmak amacıyla kararlılıkla yürüterek başarıyla sonuçlandırdığımız mücadelemiz, işte böylesi büyük bir etki doğurmuş; 1 milyona yakın emekçinin işini, ailesini, geleceğini olumlu etkilemiş, yanı sıra çalışma barışını da sağlamıştır.

Taşeron emekçilerinin bir kısım haklara kavuştuğu bu süreç, bütünüyle HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in öncülüğünde sabırla örülerek adım adım gerçekleştirilen bir süreç olmuştur.

Taşeron işçilerinin yaşadığı sorunlara kimsenin el atmadığı, mağduriyetlerinin görmezden, duymazdan gelindiği bir dönemde, 2003 yılında ilk adımını attığımız uzun soluklu mücadelemizi 2014 yılında, hakkını aramaktan çekinen taşeron emekçilerini mücadeleye katarak başlattığımız Büyük Örgütlenme kampanyamızla alevlendirdik; aynı yıl, kurumsal olarak katkı verdiğimiz 6552 sayılı Torba Kanun ile somut kazanımlara dönüştürdük. Taşeron emekçilerine ilk toplu iş sözleşmesi hakkı, ilk kıdem tazminatı hakkı, ilk yıllık izin hakkı ve ilk sosyal hakları kazandırdık. Ücret farklarını asıl işverenin ödemesini sağladık.

Mücadelemizi “kadro”yla taçlandırdık. 24 Aralık 2017 tarihinde 696 sayılı KHK ile Yerel Yönetimler ve kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron şirketlerde çalışan işçilerin, çalıştıkları kurumlarda sürekli işçi kadrolarına atanmalarını sağladık. Böylece, ülkemiz için çok önemli bir reformu hep birlikte hayata geçirdik.

Ancak 696 sayılı KHK’ya, Konfederasyonumuzla hiç konuşulmadan, paylaşılmadan, son dakika müdahalesiyle konulan ek maddeler, bütün bu başarıya ciddi anlamda gölge düşürmüştür.

Bir kısım çevreler tarafından söz konusu ek maddelere dayanılarak asılsız iddialar ileri sürülmekte, işkolu tartışması üzerinden algı operasyonları yürütülmekte, üyelerimiz Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız HİZMET-İŞ’ten koparılmaya çalışılmaktadır.

HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ olarak son dakika düzenlemesine karşı itirazımızı, kanunun çıktığı andan beri 2,5 yıldır kararlılıkla sürdürüyoruz.

Son dakika düzenlemesinin haksızlık olduğunu, bir kısım sendikalara hak etmedikleri halde imkân sağlayacağını, konfederasyonlar arasında haksız rekabete yol açacağını, sendikal örgütlülüğün ancak sendika özgürlüğü ile mümkün olabileceğini defalarca dile getirdik, sürekli kamuoyunun gündeminde tuttuk. Başta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız olmak üzere, son dakika düzenlemesinin yol açacağı olumsuzlukları, haksızlıkları anlattık. İtirazımızı ve mücadelemizi sonuna kadar sürdürdük.

Yıllara yayılan bir mücadele ile adım adım önce bir kısım haklara, ardından kadrolarına kavuşturduğumuz emekçiler, onca yıl omuz omuza yürüdükleri HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’ten işkolları değiştirilerek koparılması, açıkça sendika seçme özgürlüğüne müdahaledir.

İşçilerin örgütlendikleri ve kadro sürecinde birlikte mücadele verdikleri sendikaların haricindeki sendikalara üyeliğe zorlanması, bireysel sendika özgürlüklerine aykırıdır. Örgütlenme özgürlüğüne aşırı ve ölçüsüz bir müdahaledir.

Hiçbir emekçi, taşeron dönemde kendilerini yok sayan, kadro verilemeyeceği inancıyla sendikalarına üye kaydetmeyen sözde sendikalara zorla üye kaydedilmek istemiyor.

Emekçi kardeşlerimiz, mücadeleyi bugünlere inançla taşıyan HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ ile geleceğe yürümek istiyor.

Çünkü biz, bize haklarını emanet edenlere, sorumlulukla davrandık. Bize haklarını emanet edenlere, size borcumuz var bilinciyle hizmet ettik.

Taşeron işçilikle mücadeleyi bir kısım haklar edinilmesi ve taşeron işçilerin sendikal örgütlülüğüyle sınırlı tutmadık. Kadroya kavuşturduğumuz emekçi kardeşlerimize aidat almadan yıllarca hizmet verdik, vermeye devam ediyoruz.

Bu emekçi kardeşlerimiz için getirilen 2,5 yıllık geçiş sürecinde toplu iş sözleşmesi yapılamamıştır. Yüzde 4+4 oranında yapılan ücret artışları, 2018-2019 ve 2020 yılları içerisinde gerçekleşen enflasyon oranlarının altında kalmış, dolayısıyla satın alma gücünde çok büyük oranda kayıplar meydana gelmiştir. Toplu sözleşme yapılamadığı için sosyal haklarını da alamamışlardır.

Şimdi bu emekçi kardeşlerimizin kayıplarını telafi etme, hak ettiklerini alma zamanıdır. Ücret ve sosyal haklarını dünün, bugünün ve yarının koşullarına göre iyileştirme zamanıdır. Emekçi kardeşlerimiz bunları çoktan ve fazlasıyla hak etmiştir.

Belediyelerde sürekli işçi kadrosuna geçişi yapılan emekçi kardeşlerimizin toplu iş sözleşmelerinin bazılarını geçmişi de telafi edecek şekilde tamamladık. Kamuda çalışan arkadaşlarınızın toplu iş sözleşmesi süreçlerini ise 1 Kasım 2020’den itibaren başlatacağız. Onların haklarını güçlendirmek, geçmişten gelen mağduriyetlerini telafi etmek bizim borcumuz ve sorumluluğumuzdur.

Türkiye’de en iyi ve en kazançlı toplu iş sözleşmelerini HAK/HİZMET-İŞ Sendikamız imzalamaktadır. Yerel Yönetimlerde sürekli işçi kadrosuna atanan emekçilerimiz için en kazançlı toplu iş sözleşmelerini biz imzaladık. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan emekçilerimiz için de en iyi sözleşmeleri yine HİZMET İŞ imzalayacaktır.

KHK ile kadroya geçen emekçilerimiz için işte böylesine kazançlı bir sürecin başladığı bir dönemde, bu kardeşlerimiz, haklarını savunamayacakları HAK-İŞ’in dışındaki sendikalara üye olmaya zorlanmaktadır.

Taşeron döneminde selam vermeyenler, şimdi bu kardeşlerimizi umut tacirliği yaparak asıl iş, yardımcı iş üzerinden ayrıştırmaya, üyelerimizi asılsız beyanlarla istifa etme yanlışına düşürmeye çalışıyorlar. Oysa kadro alınmasıyla birlikte, asıl iş-yardımcı iş ayrımı ortadan kalkmıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında çalışan işçilerin tamamı kendi alanlarında asıl işte çalışmaktadır. Ücret, sosyal haklar, ilave tediye ve ikramiye haklarında çalışanlar arasında ayrım yapılamaz.

Kadroya kavuşturduğumuz arkadaşlarımızın şunu bilmesini istiyorum:

HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ olarak taşeron emekçilerinin davasına baş koyduk, sorumluluğu üzerimize aldık. 17 yıl önce başlattığımız mücadelemizi sabırla, kararlılıkla, bedeller ödeyerek bugünlere taşıdık.

Kadro mücadelesini birlikte başlattık, birlikte başardık; hak mücadelesini de birlikte verecek, birlikte yeni başarılara imza atacağız.

Geleceği beraber inşa edeceğiz.