Ana Sayfa » Makaleler » Av.Hüseyin ÖZ » 28 ŞUBAT, DEMOKRASİYE SÜRÜLEN KARA BİR LEKE

28 ŞUBAT, DEMOKRASİYE SÜRÜLEN KARA BİR LEKE

28 Şubat; askeri ve siyasi bir darbe olmaktan öte, kültürel kodlarımızdan gelen “değerlere darbe”dir.  Kişilerin toplumsal yaşamda sınırlandırıldığı bir “sosyal  darbe”dir.

​Çalışma hayatında üyelerimiz için yapabileceklerimiz, ülkenin sosyo-ekonomik yapısı, demokratik yapısı ile direkt ilişiklidir.  Bu sebeplerle sendikalar ve biz sendikacılar, toplumsal olaylara, siyasal gelişmelere yahut gerilemelere tepkisiz, yorumsuz kalmamız mümkün değildir.

​Kuruluş misyonumuzun bize verdiği mesuliyete istinaden Hizmet İş Sendikası;  her türlü vesayete, darbeye, cuntaya karşı olmakla yetinmeyip, mücadele yolunda bulunan bir işçi yapılanmasıdır.

​28 Şubata götüren süreçte; Ankara caddelerinde tankların yürütülerek militarist tavırlarla korkular verilmeye çalışıldığı, asker analarının kıyafeti sebebiyle evladının yemin törenine alınmadığı, ordu evlerindeki düğünlere katılamadığı, başı örtülü diye vatan evlatlarının üniversite kampüslerinden kovulduğu, ikna odalarına alındığı, genç kızların eşarp üzerine peruk taktığı, devletin bürokratının, memurunun aileleri takip edilmek suretiyle fişlendiği, kamuda çalışan kadınların sicillerinin bozulduğu, hatta işten atıldığı  ve bunlara benzer yaşanan acı gerçekler…

​Bugün  245 bin üyemiz arasında, kamuda çalışmakta olan  binlerce başörtülü kadın üyemiz bulunmakta. İnsan haklarından doğan özgürlüklerin çalışma ortamlarında sağlanması hususunda,  Hizmet-İş Sendikası olarak destekçisiyiz, takipçisiyiz.

28 Şubat’ı doğuran, sandıktan çıkan meşru hükümetin düşürülmesine kadar giden o  günleri unutmayacağız, unutturmayacağız.

Bu darbeye alkış tutan ve darbenin ardından getirdiği acılara çanak tutan, “5’li çete” tabiri ile Türk demokrasi tarihine geçen, sendikacılığın yüzkaralarının, antidemokratik bu sürece verdikleri desteği  hep hatırlayacağız.

O gün “asker anayasal tepkisini kullandı” ifadesi ile demokrasiyle ilişkilerini ifşa edip, fırsatını bulduklarında 15 Temmuz’u yaşatanları da bu millet affetmeyecek.

​Darbeler birkaç kişinin hezeyanıyla tezahür değildir.  Emperyalizmin ülkeleri ve halkları istila etmek için kullandığı bir yıkım tekniğidir.

​Emek ve alın terinden doğan hakların ihlallerinde olduğu gibi, diğer tüm hak ve özgürlük ihlallerinin, yaşam tehditlerinin  muhatap kalındığı her yerde Hizmet-İş’in onurlu duruşu ve mücadelesi olmuştur. Hizmet-İş zulmün her türlüsünün, dün de bugün de karşısındadır, yarın da karşısında olmaya devam edecektir. Haksızlık, had bilmezlik, adaletsizlik her nereden yapılıyorsa, Hizmet-İş Sendikası onun karşısındadır. Haksızlık, had bilmezlik ve adaletsizlik her kime yapılıyorsa, Hizmet-İş Sendikası mazlumun mağdurun yanındadır.

​27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz…

​Tüm bu tarihlerin sonrasında, her bir fert, devletin bekasını, toplumsal yapının devamını tehdit altında görmüştür. Olayların ardından toplumsal ve siyasi yapı, bilinçli şekilde kenetlenerek pozisyon almıştır. “Bin yıl sürecek” diye de ifade ettikleri bu tür baskılar sonrası toplum, her seferinde küllerinden adeta yeniden doğmuştur. Emperyalist tüm gayretler bu topraklarda neticesiz kalmaya mahkumdur. ​

​Hizmet-İş Sendikası olarak, erdemli sendikacılık anlayışımız ile çatışma değil uzlaşı kültürünün yerleşmesini destekliyoruz. Geçmiş tüm darbeleri kınıyor, olası tüm darbelerin de karşısında olduğumuzu tüm kamuoyuna deklare ediyoruz.