Ana Sayfa » KADIN KOMİTEMİZ HABERLERİ » KADIN KOMİTEMİZ DÜNYA SU GÜNÜNDE ‘SU VE KADIN’ BAŞLIKLI ÇALIŞMA YAYINLADI

KADIN KOMİTEMİZ DÜNYA SU GÜNÜNDE ‘SU VE KADIN’ BAŞLIKLI ÇALIŞMA YAYINLADI

Sendikamız Genel Merkez Kadın Komitesi, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla ‘Su ve Kadın’ başlıklı bir çalışma yayınladı.

‘HİZMET-İŞ SENDİKASI Kadın Komitesi olarak su kullanımı konusunda davranış değişikliğinin oluşması ve bu durumun korunması ortak hedefimizdir’ denilen çalışma, üyesi olduğumuz Kamu Hizmetleri Enternasyoneli (PSI), Avrupa Kamu Hizmetleri Sendikaları Federasyonu (EPSU) ve Sendikamızın ikili iş birliği anlaşması bulunan sendikalarla paylaşıldı.

Sendikamız Genel Merkez Kadın Komite Başkanı Hatice Ayhan imzalı çalışmada şu görüşlere yer verildi;

“Su, insan ve tüm canlı yaşamının en temel kaynağıdır. Gezegenimizin 4’te 3’ü su ile kaplı olmasına rağmen bunun sadece %1’e yakını içme ve kullanma suyu olarak kullanılabilmektedir. Bu nedenle su korunması gereken sınırlı bir kaynaktır. Dünya’da yapılan birçok çalışma gelecekte suya olan ihtiyacın büyük oranda artacağı ve günümüzde yaşadığımız su krizlerinin daha da derinleşeceğine ışık tutmaktadır. Tüm dünyada suyun tasarruflu kullanılması ve iyi bir şekilde yönetilmesi için yapılan kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları geleceğimiz için büyük önem taşımaktadır.

İnsanoğlunun geleceğe bırakacağı en güzel miraslardan biri de toprak ve su kaynakları kabul edilebilir. Kaynakları koruyabilmenin en temel yolu da suyu tasarruflu bir şekilde kullanmaktan geçmektedir. Dünyada, özellikle ülkemizde yeraltı sularının bilinçsizce kullanılması sebebiyle pek çok su kaynağı kurumuş, kuruma noktasına gelmiştir.

Sadece işçi haklarını korumak için mücadele etmeyi yeterli görmeyen Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve sendikamız HİZMET-İŞ, meslek edindirme, eğitim, sağlık iş-aile yaşam dengesi, genç, kadın ve çocuklarımızın geleceği ile ilgili meselelerle yakından ilgilenmekte, gelecekte toplum hayatında olumsuzluklara yol açabileceğini düşündüğü su sorununu da dikkat çekmek istemektedir.

Günümüz dünyasında, 2,2 milyar kişi güvenilir su kaynaklarına erişememekte, 2,4 milyar kişi ise, tuvalet, banyo gibi temel temizlik imkanlarından yoksun bir hayat sürmektedir. Dünyada tüm hastalıkların hemen hemen yarısı sularla ilişkilidir.

İnsanca ve sağlıklı bir yaşam için “SU BİR YAŞAM HAKKIDIR”.

Yaşama hakkı, çalışma hakkı, çocuk sahibi olma hakkı gibi Kadın haklarının ve özgürlüklerinin sağlanması ancak su hakkına erişim ile mümkündür. Günümüzde halen evlerde temel olarak temizlik ve hijyen sorumlulukları kadınların üzerine yüklenmektedir. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde eğer yaşanılan yerde su yoksa ve dışarıdan getirilmesi gerekiyorsa, bunun bedelini kayıp zaman ve fırsatlarla ödemek zorunda kalanlar KADINLARIMIZ ve KIZ ÇOCUKLARIMIZ olmaktadır. Kadınlarının potansiyellerinin gerçekleştirmek ve kadınları güçlendirmek için tüm dünyada suya erişim hakkının sağlanması gerekmektedir.

Dünyada gelişmekte olan ülkelerde evde şebeke suyu yoksa eve su getirme işi başta kız çocuklar olmak üzere orantısız biçimde kadınlara ve kız çocuklara düşmektedir. Kadınlar açısından eve su taşımanın fırsat maliyeti büyüktür ve uzun vadede çok olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. Bu yüzden, kadınların, eğitimlerine, meslek edinmek için yeni beceriler edinmeye, ailelerine, çocuklarına, dinlenmeye ayırabilecekleri zaman giderek önemli ölçüde kısalmaktadır. Gerek kız gerek erkek çocuklar açısından, eve su getirme işi eğitimlerinden zaman çaldığı gibi okul devamlılıklarını bile aksatabilmektedir.

COVID-19, hastalığın yayılmasını önlemek için el hijyeninin önemine dikkat çekmesine rağmen, dünya çapında yüz milyonlarca okula giden çocuk dahil üç milyar insan sabunla el yıkama tesislerine erişememiştir. Kırsal kesimlerde, kentsel gecekondu mahallelerinde, afete eğilimli bölgelerde ve düşük gelirli insanlar en savunmasız ve en çok etkilenenlerdir.

Su taşıma işi, ailenin tümünün, özellikle çocukların sağlığını da etkileyebilmektedir. Evde su bulunmadığında, dışarıda bulunsa bile taşınacak ve evde depolanacak olması, içildiğinde kirlenmiş olması riskini artıran faktörlerdir. Bu da ishal riskinin artması anlamına gelmektedir. İshal, 5 yaşından küçük çocuklar arasında önde gelen dördüncü ölüm nedenidir; tüm dünyada 159 milyon çocuğu etkileyen kronik hastalıklara yol açan başlıca nedendir. Yetersiz hijyen ya da güvenilir olmayan içme suyu nedeniyle her yıl 5 yaşından küçük 300 bin çocuk ölmektedir, bu da günde 800’den fazla ölüm anlamına gelir.

Temiz ve güvenli bir ortamda büyümek her çocuğun hakkıdır. Temiz suya, temel tuvaletlere ve iyi hijyen uygulamalarına erişim, yalnızca çocukların gelişmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda onlara hayata daha sağlıklı bir başlangıç sağlar.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, kadınlara özel tuvaletlerin ve hijyen tesislerinin bulunmaması nedeniyle pek çok kız okula gitmemektedir. Kadınların su ve hijyenle ilgili ihtiyaçlarını ele almak, cinsiyet eşitliğine ulaşmada, sosyal yaşamda ve çalışma hayatında kadının statüsünün güçlendirilmesi, küresel toplumun yarısının potansiyelini gerçekleştirmek için bir itici güçtür.

HAK-İŞ/ Hizmet İş; su hakkını savunmanın insanlığı, medeniyeti ve insanca yaşam hakkını korumak olduğuna inanmaktadır. Yaklaşık yarım asırdır sosyal meselelerde ilkeli, kararlı ve sorumlu bir duruş sergileyen Konfederasyonumuz HAK-İŞ, kendisine bağlı işkolu sendikaları ve 710 bini aşkın üyesi çalışan ile birlikte, geniş toplum kesimlerinin suyun önemine dair bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi su kültürü ve medeniyetinin yaşatılması ve geliştirilmesi yönünde her türden projeyi ve çalışmayı desteklemek amacıyla bir dizi faaliyet yürütmektedir.

HAK-İŞ olarak, ülkemizin farklı noktalarında çok sayıda hatıra ormanı kurduk. Ankara’da ”Özgecan ASLAN Hatıra Ormanı” ve ”Engelliler Komitesi Hatıra Ormanı” fidan dikimleri gerçekleştirdik; hükümetimizin 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günlerindeki “Geleceğe Nefes” temalı fidan dikme seferberliklerine 81 ilin tamamında somut katkılar sunduk.

Kullanılan suyun ciddi bir kısmı geri kazanılabilir ve tekrar kullanılabilir. Çünkü doğada su sürekli bir döngü içinde olup doğal yollarla tekrar tekrar bize hizmet etmektedir. Fakat biz plansız büyüyen taleplerimizle, doğaya bize tekrar sunmasına yetecek kadar zamanı vermemekteyiz.

Peki bunun önüne geçilebilir mi?

Ya da bir başka soruyla daha fazla su kaynağının kuruması önlenebilir mi?

Ülkemiz çölleşmesin, su kaynakları kurumasın diye neler yapılabilir?

Sorulara verilecek tek cevap vardır. O da bilinçli tüketim olmalıdır.

Evsel kullanımda temizlik, hijyen ve doğru su kullanma ile ilgili öncelikle kadınlarımız bilinçlendirilmelidir.  Bu durumda evsel kullanım da daha ekonomik su kullanımı, endüstride ise daha az su talep eden teknolojilere yönelmek gibi eylemleri hayata geçirerek işe başlayabilir.

Ve diyoruz ki;

“SU, YAŞAM KAYNAĞIMIZDIR. KADIN BEREKETTİR BEREKETLENDİRENDİR”…

Kadın annedir, evlattır, doğurandır, taşıyandır, derdi sırtına alıp gülümseyendir. Nesillere can verir, aileye güç verir. Lokma eder emeğini ve sevgiden başka bir şey bilmez yüreği. Su gibidir, yağdıktan sonra toprağı bereketlendirendir. Sadece sırtında su taşımaz kadın, evi taşır, işi taşır, ekmeği taşır, huzur taşır, gelecek taşır. Ve su yaşam kaynağımız, kadın berekettir, bereketlendirendir…

HİZMET-İŞ SENDİKASI KADIN KOMİTESİ olarak su kullanımı konusunda davranış değişikliğinin oluşması ve bu durumun korunması ortak hedefimizdir. Davranışların kalıcılığının sağlanması süreç gerektiren bir işlemdir ve kararlılık ile etkinliklere devam edilmesini gerektirir.

Bu anlamlı günde, Su tasarruf kültürünü topluma aşılamak ve küresel su krizinin çözümüne bir katkıda bulunmak için bütün dünyaya KADINI SU İLE GÜÇLENDİRELİM çağrısı yapıyoruz. Özellikle Kadın Komitelerimizi bu konuda birliğe davet ediyoruz.”