Ana Sayfa » Haberler » ARSLAN, İSTANBUL 12 NO’LU ŞUBEMİZİN 1. OLAĞAN GENEL KURULU’NA KATILDI

ARSLAN, İSTANBUL 12 NO’LU ŞUBEMİZİN 1. OLAĞAN GENEL KURULU’NA KATILDI

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, 17 Ekim 2020 tarihinde İstanbul 12 No’lu Şubemizin 1. Olağan Genel Kurulu’na video konferans yöntemiyle katıldı.

Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın video konferans yöntemiyle katıldığı genel kurula, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkan Vekilimiz Av. Hüseyin Öz, Genel Başkan Yardımcılarımız Halil Özdemir, Mehmet Keskin, Genel Sekreterimiz Remzi Karataş, İSYÖN A.Ş. İnsan Kaynakları Müdürü Abdullah Arpa, İstanbul 2 No’lu İETT Şube Başkanımız Ahmet Günce, İstanbul 5 No’lu Şube Başkanımız ve HAK-İŞ İstanbul İl Başkanı Mustafa Şişman, İstanbul 7 No’lu Şube Başkanımız Nizamettin Yurul, İstanbul 9 No’lu Şube Başkanımız Emrullah Aslan, İstanbul 10 No’lu Şube Başkanımız Ahmet Şimşek, İstanbul 11 No’lu Şube Başkanımız Ahmet Göktürk, Genel Merkez Kadın Komite Başkanımız Hatice Ayhan, HAK-İŞ Konfederasyonumuz üyesi sendikaların İstanbul il başkanları, iş yeri sendika temsilcilerimiz, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve basın mensupları katıldı.

İstanbul 12 No’lu Şubemizin 1. Olağan Genel Kurulu, Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Keskin’in Divan Başkanlığında gerçekleştirildi. Divan Başkanı olarak kısa bir konuşma gerçekleştiren Eğitim ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Keskin, “31 Mart Yerel seçimlerden sonra ülkemizde her yerinde zorluklarla karşılaştık. Ancak işçilerimizin örgütlenme döneminde gösterdiği iradeyle birlikte bu sıkıntıları aştık, aşamaya devam edeceğiz. Sizleri cesaretiniz ve iradenizden ötürü kutluyorum. Burada işçilerimizin 26 yıldır sendikalı olmasını engelleyen bir süreci birlikte geride bıraktık. Toplu iş sözleşmelerinizi gerçekleştirdik, şimdide 12 No’lu Şubemizin Genel Kurulunu gerçekleştirerek bu süreci tamamlıyoruz. Allah birliğinizi ve birliğimizi daim etsin” şeklinde konuştu.

GENEL BAŞKANIMIZ MAHMUT ARSLAN VİDEO KONFERANS İLE GENEL KURULA BAĞLANDI

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’yla devam eden Genel Kurulda, Genel Başkanımız Mahmut Arslan İstanbul 12 No’lu Şubemizin genel kuruluna video konferans ile katılarak, “İstanbul’da HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ bitti dedikleri anda işçilerimizle yaptığımız büyük dayanışma sayesinde daha güçlü döndük. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşadığımız önemli gelişmeleri doğru analiz ederek sendikamıza İstanbul’da yeni bir gelecek hazırlıyoruz.   Yeni açılan şubelerimizde ki arkadaşlarımız bu mücadelemizi daha da güçlendirecekleridir” dedi.

Arslan: “Hak-İş ve Hizmet-İş’in Değerleri, İlkeleri ve Hedefleri Esastır”

Geçtiğimiz günlerde vefat eden İSTAÇ A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Canlı’ya Allah’tan rahmet dileyen Arslan, “İSTAÇ A.Ş. 4 bin 200 üyemizin bulunduğu önemli bir iş yeri. Bu iş yerinde faaliyet gösterecek İstanbul 12 No’lu Şubemiz için yeni seçilecek arkadaşlarımıza birkaç hatırlatmada bulunmak istiyorum.   HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in değerleri, ilkeleri ve hedefleri esastır.  Elbette ki demokrasinin gereği seçim yarış olacak. Ancak asla ve asla bu yarışı HAK-İŞ’in ilkelerine aykırı yapamayız. Bu yarışı demokratik ve aynı zamanda HAK-İŞ ahlakına uygun yapmak zorundayız.  HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ için kişilerin bir önemi yoktur. Genel Başkan da dahil hiçbir kimse HAK-İŞ’in değerlerinin önünde değildir. Bizim görüşümüzde kongrelerde kazanmak ve kaybetmek yoktur, sendikamızın kongrelerde daha güçlenmesi vardır. Bu sebeple sendikamızın kongreleri sadece seçimden ibaret değildir, sendikamızın kongreleri sendikamıza daha yakından tanıma, sorunlarımıza ortaya koyma ve taleplerimizi ortaya koymaktır” şeklinde konuştu.

İstanbul’da Daha Güçlü Bir Sendikal Anlayışı Beraber İnşa Edeceğiz

İSTAÇ A.Ş.’de örgütlenmenin yıllar süren mücadeleler sonucu elde edildiğini belirten Arslan,” İstanbul’u daha yaşanabilir şehir yapmak için İSTAÇ A.Ş.’nin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu sebeple İSTAÇ A.Ş. çalışanlarıyla ilk defa toplu iş sözleşmesi yapılması bizim için olduğu kadar İstanbul içinde tarihi öneme sahiptir. İstanbul’da daha güçlü bir sendika anlayışı hep beraber inşa edeceğiz. Bunun ilk mücadelesini, 31 Mart’tan sonra yaşadıklarımıza karşı ortaya koyduğumuz büyük ve onurlu direnişimizle başlattık. Karşımıza kim geldiyse, HAK-İŞ’in ve HİZMET-İŞ’in soylu ve onurlu direnişi ile karşılaştı. İETT başta olmak üzere, İstanbul Büyükşehirde ve iştiraklerinde şanlı direnişimiz sonuç vermiş, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi sendikamıza verilmiştir. Ancak örgütlenme sürecinde eğer HİZMET-İŞ çoğunluğu alırsa itiraz etmeyeceğiz diyenler bugün, apar topar yargıya giderek tespitimize itiraz etmişlerdir.  Bu işçilerin ekmeğini çalmak demektir, toplu iş sözleşmelerinin geciktirilmesi demektir. İstanbullu emekçiler bunun hesabını soracaktır ancak bu sözde sendikacılara yargı önünde de en iyi cevap sendikamız tarafından da verilecektir” dedi.

“Ülkemizin Sendikal Geleceğini ve Onurunu Kurtarmak İçin İşçilerimizle Birlikte Direndik”

30 bine üyemizin sendikamızdan baskı, tehdit ve sürgünlerle koparıldığını hatırlatan Arslan, “450 gündür Antalya grevimiz devam ediyor. 450 gündür sesimizi duymayanları kınıyorum. Antalya Büyükşehir’de akülü sandalye ile işine giden engelli kardeşimizi 60 km sürgün eden bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu nasıl vicdandır? 31 Mart seçimlerinden önce üyelerimize yönelik olumsuzlukları sadece Antalya’da değil, Türkiye’nin her yerinde yaşadık. İşten çıkarılan arkadaşlarımız için Bolu’dan Ankara’ya tarihi bir yürüyüş gerçekleştirdik. İstanbul’da 7 aya yakın devam eden mücadelemiz de işten çıkarılan arkadaşlarımız için direndik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işten çıkartılan işçilerimiz için tek ses etmeyenlere inat, ülkemizin sendikal geleceğini ve onurunu kurtarmak için işçilerimizle birlikte direndik. Biz her zaman barıştan, uzlaşmadan yanayız. Direnişimiz ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun uzlaşmacı tavrı sayesinde uzlaşma sağlanmış işçilerimiz işlerine dönmüştür” dedi.

“HAK-İŞ Türkiye Demokrasisinin En Büyük Güvencesidir”

HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in önüne konulan zorluklardan daha güçlenerek bu günlere geldiğini belirten Arslan, “Biz 12 Eylül’e direnerek bugünlere geldik. Herkesin sus pus olduğu, anayasaya hayır demenin yasaklandığı dönemde biz HAK-İŞ olarak antidemokratik uygulamalara karşı çıktık. 1980 darbesinde bizim sendikalarımıza kilit vurulurken, bazı konfederasyonların yöneticileri, darbe hükümetine Çalışma Bakanı olarak atandı.  Biz demokrasiyi katledenlere, darağaçları kuranlara, siyasi partileri kapatanlara karşı dururken, birileri bakanlık koltuklarında darbecilerle kol kola iş tuttu.  28 Şubat sürecinde direndik.  28 Şubat süreci bir turnusol kağıdıdır. HAK-İŞ, 28 Şubat sürecinde demokratik yollarla iktidara gelmiş bir hükümetin sadece demokratik yollarla gideceğini belirtmiştir.  Ama bazıları, demokratik yollarla gelmiş bir hükümeti yıkmak için çete kurmuştur. Ne olursa olsun direndik.  28 Şubat sürecinin antidemokratik sürecinin insanlarımıza dayattığı her uygulamaya karşı çıktık. 27 Nisan e-bildirisine karşı çıktık, 15 Temmuz’da vatanımıza göz dikenlere direndik. Bu yaşadıklarımızdan yola çıkarak şunu rahat söyleyebiliriz: HAK-İŞ Türkiye demokrasisinin en büyük güvencesidir. HAK-İŞ’in gücü Türkiye’nin gücüdür. HAK-İŞ Türkiye’nin yerli ve milli bir örgütüdür. Bunun içinde bedel ödemiş bundan sonrada ödemeye hazırdır. HAK-İŞ olarak medeniyetimizin, değerlerimizin, inançlarımızın, kültürümüzün, geleneklerimizin asırlar boyu bize ait olan bütün değerleri içine sindiren ve bu değerleri esas kabul eden aynı zamanda evrensel sendikal hakları da bunun içine giydiren, ete kemiğe büründüren yeni, yerli ve milli bir Konfederasyonuz. Onun için millet iradesi ve değerlerimiz bizim için esastır. Bu yüzden sivil toplumdan, sendikal hareketten, özgürlükten, demokrasiden ve millet iradesinden yanayız. Bugüne kadar biz bunu savunarak geldik” şeklinde konuştu.

“Yeni Bir Dünyanın İnşası İçin Mücadele Ediyoruz”

HAK-İŞ’in klasik sendikacılık yapmadığını belirten Arslan, “Sendikacıyız, sendikacılık yapıyoruz ama aynı zamanda yeni bir dünyanın inşası için de mücadele ediyoruz. Buna inandığımız için bu sendikada konfederasyondayız. Bu değerlere sahip olduğumuz için buradayız. Bu değerlerin mücadelesini yapıyoruz. HAK-İŞ’i ve sendikamızı sadece aidat alan, sözleşme yapan, sendikal literatürün gereklerini yapan sıradan bir sendika olarak görmeyin. Bir medeniyet mücadelesi yaptığımızı, tarihsel olarak değerler mücadelesi yaptığımızı unutmayın. Biz bunun için sendikacılık yapıyoruz. Türkiye’nin gücü derken HAK-İŞ’in gücünden bahsediyoruz. Türkiye’nin imkanları derken HAK-İŞ’in imkanlarından bahsediyoruz. Bunu yapmaya çalışıyoruz. HAK-İŞ olarak bunu başarmak için mücadele ediyoruz” dedi.

“Biz Bir Millet İki Devletiz”

Ermenistan’ın dün gece Azerbaycan’ın Gence kentinde sivillere yönelik yaptığı saldırıları kınayan Arslan, “12 kardeşimiz sivil bölgelerde savaşın tarafı değilken ne yazık ki ermeni teröristler tarafından şehit edildiler. Allahtan rahmet diliyoruz. Yarılılarımıza acil şifalar diliyoruz. Türkiye sadece Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında durmuyor, aynı zamanda emperyalizme karşı duruyor. Doğu Akdeniz’de ve Libya’da sadece kendi sınırlarımızı korumuyoruz. Yeryüzündeki bütün zalimlere karşı emperyalist güçlerin hesaplarına karşı mücadele ediyoruz. Rahmetli Haydar Aliyev’in dediği gibi: “Biz bir millet iki devletiz” İstanbul 12 No’lu Şubemizin Genel Kurulunun hayırlar getirmesini diliyorum. Seçilecek arkadaşlarımıza başarılar diliyorum” dedi.

Öz: “Yıllar Süren Mücadelemizi Zaferle Sonuçlandırdık”

Genel Başkanımız Mahmut Arslan sonrası genel kurula hitap eden HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkan Vekilimiz Av. Hüseyin Öz, “İSTAÇ şirketimiz çok özel bir yere sahip. 1990’lı yıllarda İstanbul’da meydana gelen çöp dağlarından sonra İSTAÇ A.Ş. çalışanlarının sendikalı olmasına yönetimler müsaade etmediler. Ancak 2019 yılında yıllar süren mücadelemizi zaferle sonuçlandırdık” diye konuştu.

“Hedefimiz, Arkadaşlarımızın Sorunlarının Çözülmesi, En İyi Ücret ve Sosyal Hakları Almaktı”

Genel Başkan Vekilimiz Av. Hüseyin Öz konuşmasında şunları kaydetti: “Örgütlenme çalışmalarımıza 2019 yılında başladık. Yine aynı yıl içerisinde sizlerin toplu iş sözleşmesi sürecinin başlayacağı dönemde İstanbul seçimleri iptal edildi. İptal nedeniyle özellikle masada bir muhatap bulamadığımız için toplu iş sözleşmesi sürecini işletemedik. Bu zaman kaybı meydana getirdi. İstanbul’un seçimleri tamamlandıktan sonra, ağustos ve eylül ayları içerisinde ilk defa karşılıklı olarak İ.B.B. yönetimiyle muhatap olduk. Bu nedenlerden ötürü sözleşme yapmakta zorlandığımızı bilmenizi istiyorum. Bir yanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi danışmanları, bir yanda MİKSEN’in yetkilileri bir yanda biz olmak üzere bir heyetle müzakereleri yürüttük. Görüşmelerde her zaman hedefimiz, arkadaşlarımızın sorunlarının çözülmesi ve en iyi ücret ve sosyal hakları almaktı.  Dolayısıyla hiçbir şekilde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın yetkilileriyle müzakere masasında bir tartışma ve münakaşa yaşamadan süreci tamamladık” diye konuştu.

“Mazlumların ve Mağdurların Yanında Olduk”

Sendikamızın her zaman emekçilerin yanında olduğunu belirten Öz, “1980 darbesi sonrası belediyelerde ki en büyük grevi sendikamız HİZMET-İŞ yapmıştır.  Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde Melih Gökçek’in Belediye başkanlığı döneminde 22 gün süren grevimizi anlımızın akıyla tamamladık. 31 Mart seçimlerinden sonra hiçbir günahları yokken Bolu’da arkadaşımız işlerinden çıkartıldılar. Bizde hiçbir tereddütte bulunmadan mazlumların, mağdurların yanında olduk. Bolu’dan Ankara’ya 200 km yürüdük ve CHP Genel Merkezi önünde işlerimiz için çağrıda bulunduk. CHP’nin hiçbir yöneticisine, hiçbir belediye başkanına hakaret etmedik.  Bizi anlasınlar, bizi duysunlar istedik” dedi.

Aldıklarımızın Üstüne Yeni Haklar Koyarak İlerleyeceğiz

İstanbul’da hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını belirten Öz, “Yeni sözleşme döneminde aldıklarımızın üstüne yeni haklar koyarak ilerleyeceğiz. Bundan sonra yeni bir dönem başlıyor. İstanbul 12 No’lu Şubemizin delege seçimlerini demokratik bir süreçle tamamladık. İşyerlerinizde kendiniz sandığa gittiniz ve burada bulanan yüzü aşan delege arkadaşımızı üyelerimiz kendi iradeleriyle seçti. Bu gerçekten çok kıymetli. Bugün ise arkadaşlarımızın sorunlarını dinleyecek, onların sorunlarıyla hemhal olacak ve sorunların çözümü için mücadele edecek olan şube yönetimimizi seçeceğiz. Önümüzdeki süreç içerisinde üyelerimizle geleceğimiz için ortak mücadele edeceğiz” dedi.

Özdemir: “Ayrıştırmaya Değil, Herkesi Birleştirmeye Geldik”

İstanbul 12 No’lu Şubemizin Genel Kurulunda kısa bir konuşma yapan Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Halil Özdemir ise, “Yeni bir süreçten geçiyoruz. Biz buraya ayrıştırmaya değil, herkesi birleştirmeye geldik. İş yerlerinizde ilk defa toplu iş sözleşmelerini gerçekleştirdik. Eksikleri var bunları biliyoruz ancak hep birlikte bu eksiklerin giderilmesi için mücadele edeceğiz. Katılımlarınızdan ötürü teşekkür ediyor, genel kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Genel Merkez Kadın Komite Başkanımız Hatice Ayhan da kadınların çalışma hayatındaki yeri hakkında kısa konuşma gerçekleştirerek,  İstanbul 12 No’lu Şubemizin Genel Kurulun hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Şube Başkanlığına Ramadan Aygün Seçildi

Genel Kurulda yapılan seçim sonucunda İstanbul 12 No’lu Şube Başkanlığımıza Ramazan Aygün, yönetim kurulu üyeliklerine ise İdris İnci, Yücel Demirtaş, Ferhat İşçi seçildi.