Ana Sayfa » Faaliyetlerimiz » İŞ GÜVENCESİ

İŞ GÜVENCESİ

Türk İş Hukukuna ilk kez 4773 Sayılı Kanun ile ” işçinin bireysel feshe karşı korunması” ya da bir başka ifadeyle “iş güvencesi” 15 Mart 2003 tarihinde girmiş bazı değişikliklerle birlikte 4857 sayılı kanunda da yerini almıştır.

İş Güvencesinin Kapsamı :
4857 Sayılı Kanununun (m.18 f.1) ” … 30 veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışıp en az 6 aylık kıdemi olan işçiler…” iş güvencesi hükmü kapsamındadırlar

4857 Sayılı Kanununun (m.18 f.5) ” … İşletmenin bütünü sevk ve idare eden işveren vekili veya yardımcıları ile işyerinin bütünü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkartma yetkisi bulunan işveren vekili niteliğinde olan işçiler…” ise kapsam dışındadır.

Buna göre; belediyede çalışan işçi sıfatını taşıyanlar iş güvencesi yasası kapsamında olmakla beraber: Niteliği yukarıda sayılan İşveren vekilleri, 29 veya daha az işçi çalıştırılan belediyelerde çalışanlar, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar (Belediyede belirli süreli olarak zincirleme hizmet aktiyle çalışan geçici işçilerin hizmet akti baştan beri belirsiz süreli kabul edilmektedirler.), altı aydan daha az kıdemi olan işçiler, İş Kanunu’nun iş güvencesine ilişkin hükümlerinin kapsamı dışındadırlar.

Belirli iş sözleşmesi esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.

6 aylık kıdemin hesabı:
Aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler, aynı işyerinde iş sözleşmesinin kesintilerle devam etmesi halinde geçen süreler birleştirilir. İş Kanununun 66. maddesinde yer alan çalışma süresinden sayılan haller de 6 aylık kıdem hesabında dikkate alınır. (İş Kanunu m.18 f.2)

Fesih bildirimine itiraz ve usul:
Haksız işten çıkarmaya karşı güvence ancak işçinin fesih bildirimine itiraz etme ve işten çıkarmanın haksız bulunması durumunda işçinin işe dönme hakkı varsa etkili olabilir. İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren “bir ay” içinde dava açabilir. Bir aylık süre hak düşürücü süredir. Bu sürenin geçirilmesinden sonra dava açma hakkı ortadan kalkar.

Mahkemece Feshin Geçersiz Sayılmasının Sonuçları:
Yapılan yargılama sonunda,işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığının mahkemece tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verilmesi birden fazla sonucun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

1- İşveren,işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Bunun için işçinin, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması gereklidir.

İşçinin 10 işgünü içinde işverene başvurması ve işverence bir ay içinde işe başlatılması halinde işçi iş sözleşmesinin feshinde ödenmişse kıdem tazminatını ve ihbar tazminatını işverene geri öder.İşçi 10 iş günü içinde başvuruda bulunmazsa,işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

2- İşveren işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmaz ise, işverenin işçiye “en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat” ödeme yükümlülüğü doğmaktadır. Bu tazminat,iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ve işverenin işçiyi işe başlatmama sebepleri göz önünde tutularak,en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücret tutarında olmak üzere,mahkeme tarafından takdir edilir.

Böyle bir durumda işveren ister işe başlatmış ister başlatmamış olsun, kararın kesinleşmesine kadar işçiyi çalıştırmadığı süre içinde en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarını ödemek zorundadır.

İşe başlatılmayan işçiye,ihbar süresi verilmemiş veya ihbar süresine ait ücret peşin olarak ödenmemiş ise, bu sürelere ait ücret tutarı ve hak edilip verilmeyen kıdem tazminatı ayrıca ödenmelidir.

Belediyelerden yönünden geçerli olmayan sebepler :
1) “Vize yokluğu” geçerli neden değildir.
Sendikamız Hukuk Müşaviri Av. Hüseyin Öz’ün Bitlis Belediye Başkanlığı aleyhine açtığı davada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi vize yokluğunu geçerli neden kabul etmemiştir.

“Belirtmek gerekir ki vize uygulaması idari bir tasarruf olup, iş sözleşmesinin kurulması ya da feshedilmesi ile ilgilendirilmesinin olanağı yoktur. Diğer taraftan davalı işverence yapılan işler sürekli iştir. Mevsimlik iş olarak nitelendirilmesi ve davacının mevsimlik işçi olarak kabul edilmesi doğru değildir. 4857 sayılı İş Kanununda iş sözleşmesinin askıya alınması konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Mahkemece aksi yöndeki düşünce doğru bulunmamıştır. Kaldı ki, somut olayda davalı işveren vize uygulamasının sona ermesine uzun bir zaman var iken, yıl ortasında sayılacak bir zamanda fesih işlemini gerçekleştirmiştir. Davalı işverence feshe dayanak yapılan diğer nedne olan ekonomik durum ise kanıtlanamamıştır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre yapılan fesih işlemi geçersizdir.” (Y.9.H.D 15.03.2004 T. 2004/4501 E., 2004/4971 K.)

Muharrem ÖZKAYA – Hukuk Müşaviri